Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4919 E. 2012/12614 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4919
- Karar No
- 2012/12614
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Cezaevi yönetimi aracılığıyla 29/10/2009 tarihinde tebliğ tebellüğ yapılan belge vekilin istifa dilekçesi olup gerekçeli karaın tebliğinin sanığa 13/11/2009 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında temyiz talebinin süresinde yapıldığı kabul edilmiştir. Nevşehir Ağır Ceza mahkemesi'nin 2003/312 esas 2007/203 karar sayılı dosyasında sanık ...'nun diğer sanık ...'a patates sattığı, bu satış karşılığı ...'ın, ...'ye 6 milyar miktarlık çek verdiği, çekin arkasını ...'ın ciro etmediği, sanık ...'nin gübre alımı karşılığı müştekilere söz konusu çeki verdiğinin iddia edildiği, düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre, çek arkasındaki cironun bu sanıklar tarafından yapılmadığının tespit edildiği, cironun sanık ... tarafından yapıldığının anlaşıldığı, ... ve ... hakkında müsnet suçlardan beraat kararı verilip kesinleştiği, sanık ...'ın resmi belge niteliğinde olan çekin arkasındaki ... ibaresinin altını bu kişi adına imzalayıp çeki ciro ederek üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle açılan davada, ortağı olan ...'ın gönderdiği ...'ya iddianamede belirtilen söz konusu çeki ciro ederek verdiğini ortağı olan ...'ın ise çeki gönderirken ismini yazdığını ve ciro etmeden gönderdiğini, kendisinin de bunun farkına varmadan müşteri yoğunluğu esnasında ...'ın isminin altına imza attığını, kendi isminide yazmayı unuttuğunu dolayısıyla sahte olarak çek ciro etmesinin söz konusu olmadığını, çekle ilgili olan borcu kabul ettiğini yani ... ya da kendisinin bu borçtan sorumlu olduğunu çünkü ortaklıklarının o tarihte de halen de devam ettiğini, üzerine atılı olan suçlamayı kabul etmediğine ilişkin sanık savunması, tanık sıfatıyla dinlenen ... beyanında: hayvan alım satım işi ile iştigal ettiğini, ... ile de ortaklığının olduğunu olay tarihinde ...'dan patates aldığını ve karşılığında da davaya konu olan çeki verdiklerini, ilk başta ...'nun çeki almak istemediğini, parça parça çek istediğini, bu arada kendisinin de il dışına çıktığını daha sonra ... ile İsmail'in anlaştıklarını ve ...'nun söz konusu suça çeki kabul ettiğini il dışında olması nedeni ile de ortağı olan ... 'ın çeki kendi adına ciro edip arkasını yazarak ...'ya verdiğini, ...'nin de bu çeki müştekilere verdiğini ve bankaya ibrazında da karşılıksız çıktığını, kendisinin kesinlikle karşılıksız çek vermediğini ve olaydan da haberinin olmadığını, çeki veren kişinin sanık ... olduğunu beyan etmiş ise de beraat kararı verilen dosyada sanık sıfatıyla alınan ifadelerinde olaydan haberdar olduğununaçıkça anlaşıldığı, yine aynı dosyada sanık olarak ifadesi alınan ...'nun da bu hususları doğruladığı, çek üzerinde keşideci olarak belirtilen şirketin varlığının tespit edildiği bu şirket tarafından çekle ilgili olarak yapılmış bir şikayet bulunmadığı, sorunun ... tarafından suça konu çekin borç karşılığı şikayetçilere verilmesi ve karşılıksız çıkması nedeniyle ortaya çıktığı, sanığın ...'ya olan borçlarının ödendiğini ispat etme açısından sahte olduğu anlaşılan ciroyu yaptığının anlaşılması karşısında eyleminin suç tarihinde yürülükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 347.( 5237 sayılı TCK’nun 211) maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.06.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Sanıklardan ...’nun ...’a patates sattığı, bu alış veriş karşılığında da suça konu çekin, arkasında birinci ciranta olarak ... ismi ve imzası olduğu halde sanık ...’ın ortağı olan sanık ... tarafından sanık ...’ya teslim edildiği, sanık ... ise bu çeki ikinci ciranta olarak imzalayarak gübre aldığı şikayetçilere verdiği, şikayetçilerce çekin bankaya ibraz edilmesine rağmen karşılıksız olduğundan dolayı bedelinin ödenmemesi üzerine şikayetçilerden ... tarafından ... ve ... haklarında bu çek nedeniyle 04.07.2002 tarihli ödeme emri ile Nevşehir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2002/1539 E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiği, sanık ...’ın ise bu takibe karşı böyle bir borcu olmadığı, çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/11 E. Sayılı dosyası ile “menfi tespit” davası açmış olması ve halen bu dosyanın derdest olduğu anlaşılmış olmakla; Somut olayımızda; sanık ...’ın, beraat eden sanık ...’ın ortak olduklarını, suça konu çeki adı geçen ortağının talimatı ve rızası ile önceden yazılı olan isminin altına imza atmak suretiyle ...’ya verdiğini aşamalarda savunması, ...’ın ise böyle bir talimat vermediğini ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığına dair beyanı ve dosya içerisinde mevcut icra takibi, bu takibe itirazlar ve açılan menfi tespit davaları ile henüz şikayetçilerin alacaklarının ödenmemesi, sanık tarafından ... ismi altına atılan imzanın kendi imzası olmayıp ... imzasına benzetmeye çalışılarak atılmış olması, ... ve şikayetçiler ile sanık ... arasında doğrudan hiçbir hukuki ilişki olmadığı gibi bu durumu ispat gayreti ile söz konusu sahtecilik yapılmamış olup tamamen şikayetçilerin takiplerinin boşa çıkartılması amacıyla bu sahte cironun yapıldığının anlaşılması karşısında; bu gerekçelerle sanığın eylemin “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğunun kabulü ile kararın “onanmasına” karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun sanık ...’ın suça konu çek üzerinde yapmış olduğu sahteciliğin “sahih bir keyfiyetin esbabı sübutiyesini tedarik maksadiyle sahtecilik” olduğunun kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle “düşürülmesi” yönündeki görüşüne katılmıyorum.