Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/3699 E. 2013/10675 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3699
- Karar No
- 2013/10675
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I- Sanığın "resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyetine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın savunmasında, suça konu çeki sürekli müşterisi olan ancak açık kimliğini ve adresini bilmediği ... isimli kişiden alışveriş karşılığında aldığını belirtmesine karşın adresini bildirmemesi ve mahkemece yapılan araştırmalara rağmen bu şahsın tespit edilememesi, çekte keşideci olarak gözüken ...’nın çeki boş olarak çaldırdığına ilişkin daha önceden savcılığa başvuruda bulunmuş olması karşısında, sanığın savunmasına itibar etmeyerek sahte olduğunu bildiği çeki bilerek kullandığı gerekçesiyle mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki aksi düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK.nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II - Sanığın "dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.05.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bunedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.