Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/25759 E. 2013/14198 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/25759
- Karar No
- 2013/14198
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Gerekçeli karar başlığına “2005” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin suça konu çekin bankaya ibraz edildiği 30.10.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I- Katılan vekilinin sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “nitelikli Dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Katılan vekilinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Sanığın, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2008 gün ve 2005/9 E. 2008/14 K.sayılı ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükmü kurulan dosyasında tanık sıfatıyla tespit edilen anlatımında “katılan ...’dan yaptığı alışveriş karşılığı borçlandığını, ... isimli kişinin de kendisi ile yaptığı alışveriş nedeni ile bu kişiden 13-14 milyar alacağı olduğunu, bu alacağına karşılık ...'in katılan ...’a suça konu çeki verdiğini" beyan etmesine rağmen, işbu davanın yargılaması sırasında sanık sıfatı ile yaptığı savunmasında, katılan ...’ı tanımadığını,katılana borcu olmadığını, söz konusu çek ile ilgili bilgisinin olmadığını savunmasına göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, sahte ... isimli hayali kişi adına düzenlenen kimliği kullanan ve suça konu çeki katılana veren şahıstan yüksek meblağda alacaklı olduğunu beyan eden sanıktan, ticari ilişkinin defter, belge, fatura, irsaliye yada alış verişi kanıtlamaya yarayan kayıtlarla destekleyip desteklemediği sorulup araştırılarak, tanık sıfatıyla tespit edilen anlatımı ile sanık sıfatıyla tespit edilen sorgusundaki anlatımı arasındaki çelişki de açıklattırılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.