Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22160 E. 2013/2530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22160
- Karar No
- 2013/2530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...: Tüm suçlardan beraat, Sanıklar ... ve ...: Tüm suçlardan beraat, Sanıklar ... ve ...: 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 504/7, 61, 522. maddeleri gereğince 2 Ay 20 Gün Hapis ve 24.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, Sanıklar ... ve ...: ... ve ... ile ilgili sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraaat, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 504/7, 61, 522. maddeleri gereğince 2 Ay 20 Gün Hapis ve 24.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 504/7, 61, 522. maddeleri gereğince 2 Ay 20 Gün Hapis ve 24.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 504/7, 61, 522. maddeleri gereğince 2 Ay 20 Gün Hapis ve 24.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 2 Sanık ... müdafiinin, yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I- Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığın yokluğunda verilip 7201 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca 08.06.2007 günü usulünce tebliğ olunan hükmü, sanık müdafiinin 11.07.2007 tarihinde yasal süreden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II- Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan beraatlerine, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin 'nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanıklar ..., ..., ..., ...'in mahkumiyetlerine dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen asli ve olağanüstü dava zamanaşımının, sanıklar ..., ... ve ... yönünden son kesici işlem olan sorgularının yapıldığı 29.06.2005 ve 24.03.2005 tarihlerinden, diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise suçların işlendiği 25.07.2002 ve 20.08.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri, diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ise 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan beraatlerine, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin "memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan sanıklar ..., ..., ..., ...'in mahkumiyetine dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Bağ-Kur Ankara İl Müdürlüğünde şef olarak görev yapan sanık ... ve iş takipçiliği yapan sanık ...'ın memur olmayan diğer sanıklarla işbirliği içerisinde, sanıklar ..., ..., ... , ... ve ... adına Polatlı Vergi Dairesinde kayıtları bulunmamasına rağmen vergi kayıtları bulunduğuna dair suça konu “Bağ-Kur'a Giriş Bildirgeleri” ve “borcu yoktur” belgelerini sahte olarak düzenleyip, bu belgelere istinaden gerçekte olmayan geriye yönelik sanal sigortalılık süresi kazandırdıkları, adlarına sahte belge düzenlenen sanıkların ise bu belgeleri kullanarak hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle haksız olarak hizmet süresi kazanıp sağlık yardımından faydalanmaya başladıklarının iddia olunmasına, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 11.08.2003 tarih ve 03 sayılı soruşturma raporunda memur olmayan sanıkların sigortalılık işlemlerinin suç tarihinde Bağ-Kur Ankara İl Müdürlüğünde şef olan sanık ... Dağdelen tarafından yapıldığının belirtilmesine göre; 02.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 7/1. maddesinin “Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile kurumun diğer çalışanları sorumlulukları bakımından 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında Devlet memuru sayılır ve haklarında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü karşısında; memur sanık ... hakkında yargılama şartı olan 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınıp, sanıkların eylemlerinin sübuta ermesi halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/2.) maddesinde yazılı “memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak etmek” suçunu oluşturacağı gözetilmeden yargılamaya devam ile yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.