Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/13631 E. 2012/16426 K. – Resmi Evrakta

Konu: Resmi Evrakta Sahtecilik, Kamu Kurumuna Karşı Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/13631
Karar No
2012/16426
Karar Tarihi
Konu
Resmi Evrakta Sahtecilik, Kamu Kurumuna Karşı Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik, kamu kurumuna karşı dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sanık ...: Beraatine ilişkin 2- Sanık ..., Sanık ..., Sanık ..., Sanık ...: Kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin 3- Sanık ..., Sanık ..., Sanık ..., Sanık ...: Davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin 4- Sanık ...: a-Kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin, b-Davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin, c-20/03/2000 tarihli sahtecilik eylemi nedeniyle, 765 sayılı TCK nun 355. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 356, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 1.095 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5- Sanık ...: Kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin, davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.02.2001 gün ve 25/33, 24.09.2002 gün ve 214/322 ve 26.11.2002 gün ve 281/410 sayılı kararlarında açıklandığı üzere 4616 sayılı Yasa uyarınca verilen “davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine” ilişkin kararlara karşı yapılan başvuru ceza miktarı, suç tarihi ve vasıflandırma gibi yargılama konusu suçu bu Yasa kapsamı dışına çıkaracak hususlara yönelik ise “temyiz” olarak değerlendirilmesi gerektiği cihetle; katılan vekilinin suç vasfına yönelik itirazı nedeniyle 4616 sayılı Kanunun 1/4. maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair verilen karara yönelik olarak da talebinin temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: I-Sanık ...’a yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi kurum Türk Standartları Enstitüsü’nün kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği gözetilerek, temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, III-Katılan vekilinin ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4616 sayılı Kanunun 1/4. maddesi gereğince kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, katılan vekili ile sanık müdafiinin sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 356. maddesi gereğince sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanunu’nun 1. maddesinde Enstitünün, tüzelkişiliği haiz, özel hukuk hükümlerine göre yönetilen bir Kamu Kurumu olduğu belirtilmiş ve 13. maddesinde de “Türk Standartları Enstitüsünün malları Devlet malı sayılır. Bu mallar aleyhine cürüm işleyenlere bu cürümlerden dolayı Devlet memurları hakkında tatbik edilen ceza hükümleri uygulanır.” denilmiş olması ve sahtecilik suçunun maddi konusu olan “Kalite Sistem Belgesi”nin Enstitü malları ile ilgili bulunmamasına göre, anılan varakanın resmi belge ve şehadetname niteliğinde bulunmadığı, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 345. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 4616 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gözetilmeden, 23.04.1999 tarihinden önce işlendiği iddia olunan sahtecilik suçu nedeniyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4616 sayılı Kanunun 1/4. maddesi gereğince kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, sanık ...'ın 765 sayılı TCK.nun 356. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarıncaEsas No: 2012/13631-3- BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/13631, K. 2012/16426, T. 03.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-13631-e-2012-16426-k-19c3984b1b86