Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/7782 E. 2013/4512 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/7782
- Karar No
- 2013/4512
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri gereğince 2 Yıl 4 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması 1-Suç tarihinde sanığın, müştekiyi borçlu gösteren 4 adet bonoyu sahte olarak düzenleyip tedavüle koyduğu iddiasıyla açılan davada; sanığın talimatla alınan savunmasında suçu konu senetlerin kendisine gösterilmeksizin sorgusunun yapıldığı, beyanında; birilerinin para karşılığı kendisine birtakım belgeleri imzalattığını belirtmesi, senetler üzerinde sanığın yazı ve imzasına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla, öncelikle sanığa dava konusu senetlerin gösterilmesi suretiyle ifadesinin alınması; gerektiğinde senetlerdeki yazı ve imzaların sanığa aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi; yasaya aykırı; 2- Kabule göre de; a) Suça konu bonolar üzerinde yazılı olan ve bononun zorunlu unsurlarından olan keşide tarihlerinin farklı bir kalemle yazılmış olduğunun gözlemlenmesi karşısında; bonoların bankaya ibrazı anında keşide tarihlerinin yazılı olup olmadığı, bu tarihlerin sonradan banka görevlileri tarafından yazılıp yazılmadığı araştırılıp belirlenerek sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, b) Suça konu dört adet bononun sanık tarafından sahte olarak düzenlenip aynı anda bankaya ibraz edilerek tahsil için kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü ile bu hususun TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde dikkate alınması gerektiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca her iki yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak, cezanın kişiselleştirilmesinden sonra lehe Yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan 765 sayılı Yasanın 342/1 ve 80. maddeleri hükümlerinin 5237 sayılı Yasanın 204/1 ve 43. maddeleri hükümlerine göre lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine, 20.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.