Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10236 E. 2012/21836 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10236
Karar No
2012/21836
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Özel Belgede sahtecilik suçundan; Sanıklar ..., ...'in , 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeni ile kamu davalarının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Resmi Belgede Sahtecilik suçundan; Sanıklar ..., ... haklarında ayrı ayrı BERAATLARINA. Katılan vekilinin temyizinin sanıklar ..., ... haklarında verilen hükümlere hasredildiği kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2001 gün ve 2001/6718 esas sayılı iddianamesi kamu kurumunu dolandırıcılık suçundan açılan dava hakkında karar verilmiş olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. I.Sanıklar ... haklarında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık”suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ve ... haklarında belgede sahtecilik ve sanıklar ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklardan ...'ın adının kısa kararda Mahmut Devran olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Sanıklar ..., hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca sanıklara yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/2. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 14.09.2001, 17.09.2001, 18.09.2001, 25.09.2001, 28.09.2001, 02.10.2001, 05.10.2001, 22.11.2001, 21.12.2001, 04.06.2002, 18.03.2002, 30.04.2002, 19.11.2002 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi bozmayı gerektirmiş, Sanıklar ...,ve ... haklarında kurulan hüküm yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının sanık ... için, suçun işlendiği 27.05.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar; diğer sanıklar içinse suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 28.09.2001, 19.11.2002, 25.09.2001 ve 22.11.2001 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanıklar ..., ... haklarında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden ise; gümrük muayene memuru ve kolcu olan "memur" sanıkların görevleri nedeniyle düzenledikleri tahakkuk kağıdı giriş beyannameleri ve çıkış beyannamelerinin bir kısmını hiç ithalat ya da ihracat yapılmadığı halde yapılmış gibi, bazılarını ise gerçeğe aykırı düzenlendikleri, bu suretle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80. maddelerinde tanımlanan "zincirleme biçimde memurun resmi belgede sahteciliği" suçunu işledikleri memur olmayan diğer sanıkların ise bu suça "iştirak" ettikleri iddia olunarak dava açılmış olması karşısında; gümrük görevlisi olan sanıkların eylemlerine bağlı olarak iddianamede tavsifi yapılan suçun olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339. maddesi kapsamında memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, gümrük giriş ve çıkış beyannameleri ile tahakkuk kağıtlarının resmi belge olduğu da gözetilmeden atılı suç 765 sayılı TCK.nun 345, 80. maddeleri kapsamında kabul edilip, açılan kamu davasının aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımına tabi olduğu gerekçe gösterilip, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında “dolandırıcılık” suçundan, ... haklarında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 102/4 ve 104/2 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca; sanıklar ...,... ve ...'e yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 04.02.2002, 29.08.2001, 20.09.2001, 28.09.2001 ve 02.10.2001 tarihlerinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının ise 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; 1.Gümrük muayene memuru ve kolcu olan memur sanıkların görevleri nedeniyle düzenledikleri tahakkuk kağıdı giriş beyannameleri ve çıkış beyannamelerinin bir kısmını hiç ithalat ya da ihracat yapılmadığı halde yapılmış gibi, bazılarını ise gerçeğe aykırı düzenlendikleri, bu suretle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80. maddelerinde tanımlanan "zincirleme biçimde memurun resmi belgede sahteciliği" suçunu işledikleri, memur olmayan diğer sanıkların ise bu suça "iştirak" ettikleri iddia olunarak dava açılmış olması karşısında; memur sanıklar ... ve ... açısından 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca dava şartı olarak "soruşturma izni" alınması ve oluşacak duruma göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Sanık ...'ın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 339. maddesi kapsamında memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı ve gümrük giriş ve çıkış beyannamelerinin resmi belge olduğu gözetilmeden atılı suç 765 sayılı TCK.nun 345, 80. maddeleri kapsamında kabul edilip, açılan kamu davasının aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımına tabi olduğu gerekçe gösterilerek kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/10236, K. 2012/21836, T. 17.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-10236-e-2012-21836-k-a01438f9e18c