Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10103 E. 2013/15626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10103
- Karar No
- 2013/15626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, memura yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında Dolandırıcılık suçundan; Ayrı ayrı beraat. 2-Sanık ... hakkında Dolandırıcılık suçundan; Kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesi gereğince ortadan kaldırılması, 3-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 26.10.2004 tarihli iddianame ile açılan Resmi belgede sahtecilik suçundan; Ayrı ayrı beraat. 4-Sanıklar ... ve ... hakkında 08.02.2005 tarihli iddianame ile açılan Resmi belgede sahtecilik suçundan; Ayrı ayrı beraat. 5-Sanık ... hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan; 765sayılı TCK.nun 343/1, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesince 675 TL A.P.C.nın 647 sayılı Yasanın 6. maddesince ertelenmesine I) Katılan vekilinin, sanık ... hakkında "dolandırıcılık", sanıklar ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımı, kesici son işlem olan sanık hakkında ihzar müzekkeresinin çıkarıldığı 29.09.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı , sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II) Sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükümlerine yonelik katılan vekilinin, "memura yalan beyanda bulunmak", suçundan hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ....'nın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar .... ..., .. yüklenen "dolandırıcılık" suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 29.09.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ...'a yüklenen "dolandırıcılık", sanık ...'a yüklenen değişen suç vasfına göre "memura yalan beyanda bulunmak" suçlarının, yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının 01.05.2003 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, III) Katılan vekilinin, sanık ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisinde bulunan, UYAP kanalıyla mernis üzerinden temin edilen nüfus kaydından, sanığın hükümden sonra 12.02.2010 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.