Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/67 E. 2010/4307 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Cürüm Eşyasını Bilerek Almak Ve Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/67
- Karar No
- 2010/4307
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Cürüm Eşyasını Bilerek Almak Ve Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Cürüm Eşyasını Bilerek Almak ve Sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522. Maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 125.YTL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına 765 sayılı TCK.nun 512/1, 522.maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 350, 80.maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, Hapis ve para cezaları 765 sayılı TCK.nun 71, 72 maddeleri uyarınca toplanarak 4 yıl 13 ay 7 gün hapis ve 125.YTL adli para cezası ile cezalandırılması Yasal koşulları bulunmadığından hükümlünün vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: Bozma üzerine,yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre hükümlü,müdafii ve vasisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Dolandırıcılık ve cürüm eşyasını satın almak suçları yönünden kesinleşen 26.12.1995 tarihli kararda sağlanan haksız menfaatin pek fahiş kabulü ile olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 522. maddesi uygulanarak cezaların arttırıldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Kanunun 61. maddesine göre temel cezanın, suç konusunun değeri ve meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak yasal tanımda yer alan alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesi gerektiği de nazara alınarak ve tüm suçlar yönünden 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve denetime olanak verecek şekilde somut uygulama yapılmadan 5237 sayılı TCK.nun suçlar için öngörülen yasa maddelerindeki yaptırımların üst sınırından bahisle daha fazla artırım yapılacağı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı, 2- Yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kesinleşen kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki kesinleşen hükümdeki yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği önceki kesinleşen hükümdeki yargılama gideri uyarlama hükmünde aynen gösterilmiş ise de;kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına hükmolunan vekalet ücretinin uyarlama kararında gösterilmemesi yasaya aykırı, 3-Cürüm eşyasını bilerek satın almak suçu yönünden; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,hükümlü,müdafii ve vasisisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,9.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.