Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/16617 E. 2010/14846 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Evrakta Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16617
Karar No
2010/14846
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Evrakta Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCk.nun 204/1, 53 md. 2 yıl 6 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52, 53 md. 1 yıl hapis cezası,g üvenlik tedbiri uygulaması ve 1200 YTL apc 1- Sanık ve müdafiinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükmolunan hapis cezasının süresi itibariyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca lehe Yasa belirlenip sonucuna göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin sübuta vesaireye yönelik ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, birinci fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanık ve müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 03.08.2020 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 Sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16617, K. 2010/14846, T. 23.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-16617-e-2010-14846-k-332330e769b3