Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/16605 E. 2010/14713 K.
Konu: Sahte Resmi Belge Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/16605
- Karar No
- 2010/14713
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Resmi Belge Kullanmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte resmi belge kullanmak HÜKÜM : TCK.nun 204/1, 4353/1-2, 63.mad.ger.2 yıl 6 ay hp. Sanık hakkında, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla ...’a ait kimliği kullanması nedeniyle iftira ve olay günü kullandığı gerçekte ... plaka sayılı çalıntı araç için düzenlenmiş ve dava konusu yapılmadıkları anlaşılan ... sayılı plaka ve motorlu araç trafik ve tescil belgesinin de sahte oldukların anlaşılması karşısında zamanaşımı içinde resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılması mümkün görülmüştür. Sanığın tekerrüre esas sabıkalarının bulunduğunun, mağdur ... adına üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini düzenletip kullanması eylemi ile şikâyetçi ...’e ait ... plaka sayılı aracın devrine imkan sağlayan sahte noter vekâletnamesi ve bu araç adına düzenlenmiş sahte motorlu araç trafik ve tescil belgelerini düzenleme eyleminin farklı amaçlarla ve farklı mağdurların zararına olarak işlendikleri gözetildiğinde iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun, anılan düzenleme şeklindeki vekaletnamenin 1512 sayılı Noterlik Kanunun 82/2. maddesi uyarıca sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden bulunduğu cihetle 5237 sayılı TCK.nun 204/3. maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri eleştirilen hususlar dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.