Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15707 E. 2011/2782 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15707
- Karar No
- 2011/2782
- Karar Tarihi
Güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/12/2007 tarihli ve 2007/220857 soruşturma, 2007/158019 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 24/07/2008 tarihli ve 2008/1320 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Adı geçenin üzerine atılı suçu ile ilgili mevcut deliller kamu davası açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de kovuşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15.09.2009 gün ve 2009/11233/52680 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 09.10.2009 gün ve KYB.2009214759 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 gün ve 2007/2-247/257 sayılı kararında açıklandığı üzere 5271sayılı CMK.nın 160.maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenen Cumhuriyet Savcısı, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince de maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılanmanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumak ile aynı Kanunun 170.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlemek, aksi halde de 172.madde gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek yükümlülüğü altındadır. Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılacak başvuru yöntemi de CMK.nın 173.maddesinde düzenlenmiş olup, itiraz mercii olarak öngörülen ağır ceza mahkemesi başkanının itirazı yerinde bulması halinde Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye vereceği, itirazın haklı bulunmaması halinde de istemin gerekçeli olarak reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için Cumhuriyet Savcısının kanuna uygun bir soruşturma yapmış olması zorunlu olup buna karşın, Cumhuriyet Savcısının CMK.nın kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumlarda, itirazı inceleyen merciin, Cumhuriyet Savcısının CMK.nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerekmektedir. İncelenen dosya içeriğine göre; şüphelinin güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia olunması karşısında; hiç bir soruşturma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlışılmakla, açıklanan bu hukuka aykırılık nedeniyle de CMK.nın 309.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanınYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.