Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15256 E. 2010/14918 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15256
Karar No
2010/14918
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK 157/1,43,168/2,53/1 mad göre; 7 ay 15 gün hp ve 62.050 YTl apc, yasadaki sayılı haklardan yoksun bırakılmasına Bozma üzerine yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin taktiri indirim ve değer azlığı nedeniyle indirim hükümlerinin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.02.2006 gün ve 11/12 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kesinleşmiş hükümden farklı bir hüküm kurulması halinde, infaza esas alınacak olan bu kararda infazda kuşkulara neden olunmaması yönünden Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde 5271 sayılı CMK.nun 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, nitelendirilmesi, cezanın ve/veya güvenlik önlemlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden gerekçeden yoksu hüküm kurulması, 2-Bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeden 5237 sayılı TCK.nun 61/8. maddesi uyarınca adli para cezasının hesaplanması sırasında arttırımın gün üzerinden yapılıp, belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı tayin olunan 20 YTL.nin çarpılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde belirlenen 5 gün karşılığı adli para cezasının 20.TL den adli para cezasına çevrilip artırım ve indirim hükümlerinin doğrudan belirlenen 100.TL adli para cezası üzerinden yapılarak fazla adli para cezasına hükmolunması, 2- Uyarlama yargılamasında yapılan giderlerden yargılamaya neden olmayan hükümlünün sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden uyarlama yargılaması için yapılan yargılama giderlerinin de hükümlüye yüklenmesi, 3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme,diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken anılan maddenin uygulanma şekli gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel kurulunun 22.12.2009 gün, 2009/9-99 Esas 2009/304 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle mağdurların zararını gideren ve hakkında lehe hükümler içerdiği kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 168.maddesi uygulanan hükümlü hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yasal şartların gerçekleşmediğinden bahisle ve 5237 sayılı TCK.nun 51,5271 sayılı CMK.nun 231.maddenin uygulanmasına taktiren yerolmadığına denilmek suretiyle ortak gerekçe ile ve soyut ifadeler ile ertelemeye ve 5237 sayılı Yasanın 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı,hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebelerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/15256, K. 2010/14918, T. 23.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-15256-e-2010-14918-k-fbfdcf5ae520