Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/12892 E. 2010/11252 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12892
Karar No
2010/11252
Karar Tarihi

Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2002 tarihli ve 2000/125 esas, 2002/303 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17/03/2004 tarihli ve 2003/18990 esas, 2004/2996 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlü vekili tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 01/10/2004 tarihli ve 2000/125 esas, 2004/336 müteferrik sayılı sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2004 tarihli ve 2004/360-578 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın kesinleşmesini müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında verilen önceki hükmün 2 yıl hapis olarak aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 12/02/2007 tarihli ve 2006/193 esas, 2007/39 sayılı kararı, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 29/09/2009 tarihli ve 2009/13371 esas, 2009/10905 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmiş ise de; lehe kanun uygulaması için yapılan yargılamada suçun sübutuna ilişkin yeniden değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesindeki "Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 318/1. maddede ki "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren heyetin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir heyetin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği hususu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.07.2010 gün ve 2010/9551/49551 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 18.08.2010 gün ve KYB.2010/191498 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii” başlıklı 318. maddesinin (1) numaralı fıkrasında; “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenleme mevcut olup, aynı Yasanın “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz” hükmü getirilmiştir. 2 5271 sayılı CMK’nın 23. maddesinin (3) numaralı fıkrası ile ilgili olarak, Komisyon Gerekçesinde de; “Tasarının 24 üncü maddesine, yargılamanın yenilenmesi talebi halinde de, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı şeklinde üçüncü fıkra eklenmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiş ve 23 üncü madde olarak kabul edilmiştir ” biçimindeki gerekçe mevcuttur. Mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 327 ve devamı maddelerinde de yargılamanın yenilenmesi ile ilgili hükümlere yer verilmiş olup, “ İade talebinin kabule şayan olmadığı kararı ve mercii” başlıklı 335. maddesi “Muhakemenin iadesi talebiyle hükmüne itiraz olunan mahkeme bu talebin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Temyizi dava üzerine Temyiz Mahkemesince verilmiş olan bir hükmün mevzuunu teşkil eden davanın muhakemesinin iadesi talep olunupta gösterilen sebepler 327 veya 330 uncu maddelerin üçüncü numaralarında yazılı sebeplerden başkaları ise muhakemenin iadesi talebine karar vermek salahiyeti evvelce hükmü temyiz edilmiş bulunan mahkemeye aittir. Muhakemenin iadesi talebinin kabule şayan olup olmadığına dair olan karar duruşma yapılmaksızın verilir” biçiminde olup, yargılamanın yenilenmesi istemine konu edilen hükmü veren mahkemece bu hususta karar verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Öte yandan, aynı Yasanın “Karara iştirak edemeyecek hakimler” başlıklı 22. maddesi “Aleyhinde kanun yollarından birine müracaat edilmiş olan bir hükme iştirak eyleyen hakim mafevk mahkemesince bu hükme dair verilecek karara iştirak edemez” hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 23. maddesinin son fıkrasındaki “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz” hükmüne, kanun yararına bozma istemine konu edilen Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2004 gün ve 2000/125 esas, 2004/336 müteferrik sayılı kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan mülga 1412 sayılı CMUK'da yer verilmemiştir. Bir başka ifade ile karar tarihi itibariyle, önceki yargılamada görev alan hakimin yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında karar veren heyete iştirak etmesinde usule aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla, vaki yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2004 gün ve 2000/125 esas, 2004/336 müteferrik sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddinde dair mercii Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2004 gün ve 2004/360 değişik iş 2004/578 müteferrik sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediği cihetle, CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/12892, K. 2010/11252, T. 14.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-12892-e-2010-11252-k-33689d1766f0