Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/11840 E. 2012/21506 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/11840
- Karar No
- 2012/21506
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet I- Sanık hakkında 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın katılan adına sahte belgelerle açılan hesaptan iki adet çek keşide ettiği, çeklerin arka yüzlerinde ilk sırada bulunan cirantanın aynı kişi olduğu, dosya kapsamına göre çeklerin değişik zamanlarda düzenlenip verildiğine dair delil bulunmadığı görülmekle; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 5237 sayılı Yasanın 204/1 ve 43/1. maddeleri ile hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, 765 ve 5237 sayılı TCK'nun karşılaştırılması sırasında cezanın alt ve üst sınırları dikkate alınarak teşdiden belirlenen ceza yönünden 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 43. maddenin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak sonuç cezanın 3 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.