Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/9683 E. 2012/10888 K. – Memur Olmayan
Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/9683
- Karar No
- 2012/10888
- Karar Tarihi
- Konu
- Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43. md.leri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası 19.11.2002 günlü iddianamenin konusunun sanığın şikayetçi ...’in kaybettiği kimliği ele geçirerek sahte kimlik düzenletip anılan adına Can-Kat firmasını kurarak sahte belgeler düzenletmek ve birçok banka şubesinden alınan çek karnesinin düzenlenerek dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu, dolandırıcılık suçundan 26.12.2003 gün ve 2002/362 esas, 2003/487 sayılı karar ile verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, son hükmün konusunun da bu firma adına ... sahte kimliği kullanılarak Ankara 32. Noterliği’ne düzenletilen 03.05.2000 tarihli imza beyannamesi, 23.05.2003 gün ve 13508 yevmiye nolu imza sirküleri, Ankara 50. Noterliği’ne düzenletilen 09.05.2000 tarih ve 05459 yevmiye nolu imza sirküleri oluşturduğu, sahte kimlik düzenleyip kullanmak suçundan açılan davanın ise mükerrer olduğu gerekçesiyle reddine karar verilip bu hükme yönelik de temyiz bulunmadığı, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/37 esas, 2006/507 karar sayılı dosyasının katılan ve şikayetçilerinin, suç tarihinin farklı olduğu, sahte kimliklerle kurulan başka firmalar adına banka ve finans kurumlarından araç kredileri alıp katılan ve şikayetçileri dolandırmaktan dava açılıp daha sonra kurulan beraat hükmünün katılan Anadolu Cetelemen Tüketici Finansman A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından incelenip 15.05.2012 gün ve 2011/13616 esas, 2012/37047 sayılı ilamı ile sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz isteminin reddine, dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün de zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2001/37 esas, 2006/507 karar sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçip neticelendiği ve temyize konu noter belgeleri nedeniyle açılmış bir dava ve kurulmuş hükümde bulunmadığı cihetle; bu davaya yenilik getirmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında bozma üzerine yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 sayılı TCK.nu ile olaya uygulanması gereken 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezaların infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi