Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/3822 E. 2010/15279 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3822
- Karar No
- 2010/15279
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : ...: 1-Müşteki .....'a yönelik eylemi nedeniyle; 765 s. TCK'nın 503/1,522 maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay hapis ve 2321 YTL adli para cezası, 2- Müşteki ....'a yönelik eylemi nedeniyle; 765 s. TCK'nın 503/1,522 maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 345 YTL adli para cezası, I-Mağdurlar ... ve...’a yönelik dolandırıcılık suçlarından verilen mahkümiyet kararlarıyla ilgili sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Daha önce işlediği kasıtlı suç nedeniyle CMK.nun 231 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararı, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi, erteli mahkûmiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkûmiyetler yönünden de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri ile 5728 sayılı yasayla değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında; uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında uyarlanmayan Üsküdar 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.1999 gün ve 1997/51 E. 1999/1231 sayılı kararı ile hükmolunan 1 yıl hapis ve 31.536.500 TL ağır para cezasının 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı görüldüğünden hüküm fıkrasının 765 sayılı TCK.nun 95/2.maddesinin uygulanmasına dair paragrafın karardan çıkartılarak yerine “Üsküdar 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.1999 gün ve 1997/51 E. 1999/1231 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra 5 sene içinde bu suçun 02.07.2003 tarihinde işlenmesi nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 95/2 maddesinin uygulanması konusunda erteli mahkümiyet kararını veren anılan mahkemeye ihbarda bulunulmasına” ve sanığın dört müştekiye karşı işlediği dolandırıcılık suçları nedeniyle verilen cezaların toplanması ile ilgili bölüm çıkarılıp “sanığın müştekiler ... ve...’a karşı işlediği dolandırıcılık suçları nedeniyle verilen aynı neviden hürriyeti bağlayıcı cezalar ve adli para cezaları 765 sayılı Yasanın 71, 72 ve 75. maddeleri uyarınca toplanarak ve sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 2666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Mağdurlar ... ve ...’a yönelik “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkümiyet kararlarına ilişkin sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 09.05.2003 ve 16.06.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.