Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/3461 E. 2010/8160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3461
- Karar No
- 2010/8160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma, Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği HÜKÜM : 765 sayılı TCK 356, 65/3, 647 sayılı yasanın 4. maddelerine göre 333 YTL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine yer olmadığına, TCK 343/1, 59, 647 sayılı yasanın 4. maddelerine göre 675 YTL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine yer olmadığına, 1-Sanığın, 765 sayılı TCK’nın 357. maddesindeki yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kimlik kontrolü sırasında sanığın görevlilere hükmü temyiz etmeyen ve ikiz kardeşi olan ...’un kimliğini kendisine ait olduğunu beyan etmekten ibaret eylemine kimliği kullandırmak suretiyle iştirakten ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 357. maddesinde öngörülen suçu ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen “gerçek kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” kabahatine iştirak suçunu oluşturduğu gözetilmeden lehe yasa karşılıştırmasının 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesiyle yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 5560 sayılı Yasanın 33. maddesiyle değişiklikten önceki 20/2-d maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının eylemin gerçekleştiği 29.03.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322 ve Kabahatler Kanunun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanunun 20/1 maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Sanığın, kimliği hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın adli sicil kaydındaki 765 sayılı TCK’nın 430/2 maddesi ile cezalandırılmasına ilişkin hükümle ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve mahkumiyet hükmünde değişiklik yapılması gerekip gerekmediği araştırılarak sonucuna göre hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”nın takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA ,08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.