Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/23152 E. 2010/4306 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23152
- Karar No
- 2010/4306
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Uyarlama yargılaması ile 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 1.000.00 YTL adli para cezası Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.06.2006 gün ve 2006/124 sayılı kararında açıklandığı üzere daha önce kesinleşip infaz aşamasında bulunan, hükümler üzerinde 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama yargılamaları sonunda verilen hükümlerde kazanılmış hak kuralının uygulanmayacağı gözetilerek, "Dolandırıcılık" suçundan kesinleşen 17.02.2004 tarihli hükümde sağlanan haksız menfaatin pek fahiş kabulü ile olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 522. maddesi uygulanarak cezanın arttırıldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Kanunun 61. maddesine göre temel cezanın, suç konusunun değeri ve meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak yasal tanımda yer alan alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesi gerektiği de nazara alınarak 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve denetime olanak verecek şekilde somut uygulama yapılmadan 5237 sayılı yasada sağlanan haksız menfaat miktarının fahişliği nedeniyle artırım hükmü bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK.nun 157/1. Maddesi uyarınca tayin olunan 60 gün adli para cezasından aynı yasanın 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra anılan yasanın 52. Maddesi gereğince belirlenen sonuç tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak taktir olunan miktar ile çarpılması ve uygulama maddesinin de gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kesinleşen kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki kesinleşen hükümdeki yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kesinleşen hükümdeki yargılama giderlerinin uyarlama kararında gösterilmemesi yasaya aykırı, 4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.