Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/16477 E. 2010/11576 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16477
Karar No
2010/11576
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Müşteki 'a karşı eylemlerinden, lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK.nın 157/1, 52.mad.uyarınca, 1 er yıl 6 şar ay hapis, 9.300 er YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına 2- Müşteki 'e karşı eylemlerinden, lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK.nın 157/1, 52 mad.uyarınca 1 er yıl 6 şar ay hapis, 5.840 ar YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına 3- Müşteki K'ya karşı eylemlerinden, lehe olduğu değerlendirilerek, 5237 sayılı TCK.nın 157/1, 52 mad.uyarınca, 1 er yıl 6 şar ay hapis, 55.000 er YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına 5237 sayılı TCK.nın 52/4, 53/1-2 maddeleri uyarınca adli para cezalarının taksitlendirilmesine, kısıtlama uygulanmasına I-Dolandırıcılık suçlarından sanık ...’in mahkümiyetine dair hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK.nun 157.maddesinde öngörülen cezanın yukarı haddinin 765 sayılı Yasanın 503.maddesine göre dahi fazla olması, suça konu araçların değerlerinin pek fahiş bulunması, sanığın kişiliği ile kastın yoğunluğu, suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suçtan önce kasıtlı bir çok suçtan mahkümiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Dolandırıcılık suçlarından sanık ...’un mahkümiyetine dair hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1) 5237 sayılı TCK.nun 157.maddesinde öngörülen cezanın yukarı haddinin 765 sayılı Yasanın 503.maddesine göre daha fazla olduğu sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu, suçun işlenmesindeki özellikler ile her aracın değerlerinin farklı olduğu gözetilerek TCK.nun 61.maddesi uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini ile karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, 3-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/16477, K. 2010/11576, T. 20.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-16477-e-2010-11576-k-ce880e1675f9