Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/11328 E. 2010/8708 K. – Dolandırıcılık.
Konu: Dolandırıcılık. Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/11328
- Karar No
- 2010/8708
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık. Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık. Sahtecilik HÜKÜM : Sanığın 765 S.Y.nın 342/1, 59/2. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 765 S.Y.nın 504/7, 522, 59/2. maddelerine göre 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2572 YTL APC ile cezalandırılmasına ve verilen cezalar 765 S.Y.nın 71.maddesine göre toplanarak sanığın 2 yıl 18 ay 15 gün hapis ve 2572 YTL APC ile cezalandırılmasına 1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde: İddianameye konu 25.03.2003 ve 15.11.2001 tarihli hasta sevk kağıtlarından 15.11.2001 tarihli olan belgenin iğfal yeteneğinin bulunmaması nedeniyle tek suçtan hüküm kurulması sonucu itibariyle doğru kabul edilmiştir. Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan,sanık müdafiinin,suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz itirazlarına gelince: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-5252 Sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun hükümleri ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasa belirlenmesi esnasında, 5237 sayılı Yasanın 158/1-e maddesinde öngörülen hapis cezasının asgari haddinin 08.07.2005 gün 25869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasa ile 3 yıla çıkartılması nedeniyle aleyhe uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, karşılaştırmada temel hürriyeti bağlayıcı cezanın bu miktar esas alınmak suretiyle 765 sayılı Yasa lehe kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; iddianame konusu olmayan ve bu hususta ek takipsizlik kararı verilen 27.08.2001 tarih ve 4470 sayılı hasta sevk kağıdına ilişkin ödeme miktarını da elde edilen haksız menfaate dahil etmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini. Kabule göre: 3-Sanığın farklı yıllarda yenilenen kast ile gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemlerinin ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde teselsül eden tek suçtan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA,kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.