Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/10936 E. 2010/6229 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/10936
Karar No
2010/6229
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM :1)4 kez 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53/1-3 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 2)765 sayılı TCK.nun 504/3, 522, 59, 31. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 54.166,00 TL adli para cezası ile 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklılık, 3)765 sayılı TCK.nun 504/3, 522, 59, 31. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 10.694,00 TL adli para cezası, 4)2 kez 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 62, 53/1-3, 52/2 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 5)5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 62, 53/1-3, 52/2 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 6)765 sayılı TCK.nun 504/3, 522, 59 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 166,00 TL adli para cezası, I-Sanık hakkında, müştekiler ve ’ya yönelik “dolandırıcılık”, ve’a yönelik “dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” ile karşı “resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen mahkümiyet kararlarına karşı sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, müşteki‘den farklı tarihlerde mal alarak, sahte çekler vermesinden ibaret olayda zincirleme suç hükümlerinin gerçekleştiği gözetilerek, TCK’nun 43. maddesine göre cezalarında artırım yapılmamasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebepler takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafisinin savunma hakkının kısıtlandığına, 765 sayılı TCK.nun 80 ve 5237 sayılı TCK.nun 168 maddelerinin uygulanması gerektiğine, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-Sanık ve müdafii’nin müşteki yönelik “dolandırıcılık” ile müştekiler ve a yönelik “dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı dikkate alınıp müşteki ’e, suça konu çekin önceden doğan bir borcun tahsili amacıyla verilip verilmediği kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre dolandırıcılık suçu yönünden sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Sanığın, müştekiler ve l’a yönelik dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarıyla ilgil eylemlerinden dolayı, A-1412 sayılı CMUK.nun 135 ve 236 (5271 Sayılı CMK.nun 147 ve 191) maddeleri uyarınca usulünce sorgusu yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, B-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olup çekin unsurlarının tespiti gerektiği hususu da göz önüne alınarak, suça konu 30.11.2002 keşide tarihli çek aslının celbi sağlanıp incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması ile toplanan tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildikten sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/10936, K. 2010/6229, T. 24.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-10936-e-2010-6229-k-9ae813be53d5