Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/10389 E. 2012/11571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/10389
- Karar No
- 2012/11571
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : a) Resmi belgede sahtecilik suçundan:TCK.nun 204/1, 43/1, 62/1, 58, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak kullanımından yoksun bırakılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, b) Yalan beyanda bulunmak suçundan: TCK:nun 206/1, 62/2, 58, 53/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak kullanımından yoksun bırakılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair. I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: Teselsül nedeniyle tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılan sanık hakkında sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine yazılı şekilde 1 yıl 13 ay olarak hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın sübutun bulunmadığına, 58. maddenin uygulanamayacağına, suç tarihinin hatalı belirlendiğine, eksik soruşturma yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddenin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; 1-Mahalle muhtarlığına 26.12.2006 tarihinde kendi fotoğrafı ve katılan ...’ün kimlik bilgileri bulunan nüfus cüzdanı talep belgesini düzenletip Osmangazi Nüfus Müdürlüğü’ne müracaatla 28.12.2006 tarihinde sahte hüviyet cüzdanı düzenlettirdiği ve 17.01.2007 tarihinde yakalandığında görevli polis memurlarına ibraz ederek kullandığı gözetildiğinde sanığın eyleminin kül halinde teselsül eden resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, tüm soruşturma evrakının da sanığın gerçek ismine göre düzenlendiğine göre ayrıca memura yalan beyanda bulunmak suçunun unsurlarının bulunmadığı halde, bu suçtan karal verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepler dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.06.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi, vermiş olduğu kararında eylemi bir bütün halinde değerlendirip sahtecilik suçundan tek hüküm kurması gerektiği halde, hem sahtecilik hem de memura yalan beyanda bulunmak suçlarından iki ayrı hüküm kurmuştur. Kamu davasını açan iddianamede de aynı şekilde eylem bir bütün halinde anlatıldıktan sonra iki ayrı suçtan sevk yapılarak kamu davası açılmıştır. Yani Cumhuriyet savcısı da sahtecilik suçunu oluşturan eylemlerin bir kısmını ayırarak başka bir suç oluşturduğu gerekçesi ile sahteciliğe dahil etmeden dava açmıştır. Eylem ikiye bölünerek bir kısım unsurlarından dolayı sahtecilik bir kısım unsurlarından dolayı da memura yalan beyan suçundan mahkumiyet kararları verilemeyecektir. Dolayısıyla mahkemenin verdiği iki karar da bozulmalı ve eylemden dolayı tek sahtecilik suçundan yeni bir hüküm kurulmalıdır. Sahtecilik suçundan verilen kararların onanması ve memura yalan beyan suçundan verilen kararın bu eylemin sahtecilik suçunun unsuru olduğu gerekçesi ile bozulması halinde, sahtecilik suçunun unsuru olan eylem hakkında bir hüküm kurulmamış olması sebebiyle açılmış dava sonuca bağlanmamış ve sahtecilik suçuna dahil edilmemiş olacaktır. Ayrıca yapılan bozma sonucu mahkemenin CMK.nun 223. maddesinde yer almayan ve hüküm niteliğinde bulunmayan şekilde karar vermesi gerekecektir. Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının da bozulması gerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.