Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/20547 E. 2011/23012 K.
Konu: Sahte Özel Evrak Tanzimi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/20547
- Karar No
- 2011/23012
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Özel Evrak Tanzimi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte özel evrak tanzimi HÜKÜM : 5237 sayılı TCY'nun 204/1, 43, 62 md.leri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 gün ve 98/143 sayılı ve Dairemizin benzer bir çok kararında açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu itibarla senetlerde eksik olan bazı unsurların sonradan tamamlanmasının yeni bir sahtecilik oluşturmayacağı da gözetildiğinde suça konu senetlerin farklı zamanda düzenlendiklerine ilişkin bir delil bulunmayan somut olayda, 765 sayılı Yasanın aksine 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ancak birden çok sahte belge düzenlenmesi olgusunun 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilip buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Suç tarihinin, senetlerin icra takibine konulduğu 22.06.2001 yerine üzerlerinde yazılı 25.01.2000 tanzim tarihi esas alınmak suretiyle hatalı belirlenmesi, Kabule göre de; 3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.