Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/19981 E. 2010/8009 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/19981
Karar No
2010/8009
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : ...: 1) Sanığın katılan ...'e yönelik eyleminden beraat. 2) 5237 S.K 157,43/2,53/1.mad. uyarınca 1 yıl 3 ay hp ve 2000.00 YTL apc,hak yoksunluğu., 2-...: 5237 S.K 157,43/2,53/1. mad. uyarınca 1 yıl 3 ay hp ve 2000.00 YTL apc,hak yoksunluğu,5237 S.K 157,53/1.mad. uyarınca 1 yıl hp ve 1600.00 YTL apc,hak yoksunluğu. I-Sanık ... hakkında katılan ..., ..., şikayetçiler ... ve ...’a yönelik “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığın dosya içersinde bulunan adli sicil kaydı ve ilam örneğinin incelenmesinden suç tarihinden önce Karabük Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2002 gün ve 35/530 sayılı ilamı ile kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki 571 Sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğuna dayanan bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekillerinin suç vasfına ilişen sanık müdafiinin ise bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ...hakkında katılan ...’e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, usulüne uygun sorgu işlemi yapıldıktan sonra verilen görevsizlik kararı üzerine görevli mahkeme huzurunda tekrarlanan sorgunun dava zamanaşımını kesmeyeceği gözetildiğinde kesici en son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, III-Sanık ... hakkında katılan ..., şikayetçiler ... ve ...’a yönelik “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/19981, K. 2010/8009, T. 06.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-19981-e-2010-8009-k-2a611aa825a8