Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/1412 E. 2010/713 K.
Konu: Hırsızlık- Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/1412
- Karar No
- 2010/713
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık- Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK. 491/4(3 defa), 522, 55/3, 647 SK. 4. md. 765 sayılı TCK. 504/3, 61, 522, 55/5, 72, 647 SK. 4-6. md. göre sonuçta 3.606. YTL adli pc. Erteleme. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.07.2009 gün ve 2009/163 esas, 2009/202 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kurumu, denetim süresi içinde kasten bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmak zorundadır. Kayden 26.04.1989 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında öncelikle koşulları oluştuğu takdirde, 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 647 Sayılı Yasanın 6. maddesinin tatbiki halinde sanığa herhangi bir yükümlülük öngörülmediği ve 5395 Sayılı Yasanın 23. maddesinde öngörülen denetim süresinin sanık aleyhine olduğuna ilişkin isabetsiz düşünceye dayanılarak 23. maddenin uygulanmayacağına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.