Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9625 E. 2024/9401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9625
Karar No
2024/9401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/328 K. KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, asıl dava ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde çalışmalarının tam aylar için 30 gün, ayı tamamlayan çalışmalarının ise bittiği döneme kadar kesintisiz sürdüğünün tespitine ve buna aykırı Kurum kayıtlarının tashihine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava da ise; MEB ile davalı ...Ş arasındaki protokol gereğince halı atölyesinde çalışan davacının iş sözleşmesinin askıda olduğu dönemlerde ... Holding bünyesinde çalıştığı, protokol çerçevesinde 18.06.2005-13.11.2005, 01.06.2006-07.12.2006, 30.06.2007-11.09.2007, 19.04.2008-10.06.2008, 27.12.2008-23.02.2009, 01.09.2009-12.11.2009 dönemlerinde asgari ücret üzerinden ... Holding nezdinde çalıştığı ancak çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini bu çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili; 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesine göre Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kuramlarında uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla bir takvim ayı içersinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplamı tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağı (Brüt Aylık Kazanç / Asgari Günlük Kazanç = Gün Sayısı), bu formüle göre hesaplanacak gün sayısı 30 günden fazla ise 30 gün alınacağı,tam sayıdan sonraki küsuratların dikkate alınmayacağını, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmalarının, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çalışmaların tam gün karşılığı olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığını ve davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı MEB vekili; ... aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Halk Eğitim Merkezlerinde çalıştırılan usta öğreticilerinin yasada belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimseler olduğunu, usta öğreticilerinin görevlendirilme yetkisinin Valiliklere bırakıldığı ve hangi kursta kaç saat görevli olduğunun resmi kayıtlarının Valilikçe tutulduğunu bu bakımdan aradaki hukuki ilişkinin hizmet akdine değil idare hukuku ilişkisine dayandığından uyuşmazlığın idari yargı yerine ait olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini usta öğreticilerin Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştıklarını, bu duruma göre çalışanların tam gün esasına göre değil yarı zamanlı esasına göre çalıştıklarını, aylık çalışma saat toplamının günlük çalışma saati olan 7.5 saate bölünmek suretiyle gün sayısının belirlendiğini, davacının çalışma gün sayılarının bu esasa göre hesaplanarak Kuruma bildirildiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. 3.Davalı ...Ş vekili; davacının ... bünyesinde çalışmakta iken müvekkil şirket atölyelerine usta öğretici olarak görevlendirildiğini, imzalanan protokol uyarınca işçilerin her türlü hak ve alacaklarından MEB’in sorumlu olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2017 tarih, E.2010/499, K.2017/359 sayılı kararıyla; (Özetle) Mahkemece ... açısından davanın kısmen kabulüne, davacının puantaj kayıtlarına ve kurs çizelgelerine göre haftada 35-40 saat olarak çalıştığı dönemlerin tam süreli çalışma kabul edilerek 07.12.1992-07.06.1993 döneminde davalı Bakanlığa bağlı Bismil Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde, 24.01.1995-26.05.1995 döneminde Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde, 15.04.1996-24.10.1998 döneminde Derik Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde, 11.01.1999-26.12.2008 döneminde Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde davalı Kuruma eksik bildirilen günlerin tespitine ,diğer taraftan davalı ... ile diğer davalı MEB arasında yapılan protokol gereği o yıl için MEB'e ayrılan ödenek bittiğinde davalının sigortasının diğer davalı tarafından bildirilmesi gerektiği ancak diğer davalı ... tarafından bildirilmesi gereken sürelerin tamamının davalı SGK'ya bildirilmediği gerekçesiyle ... Holding bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyaların davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 24.12.2018 tarih ve E.2017/5672, K.2018/9632 sayılı kararında; "... öncelikle ... ile ... Halı A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında imzalandığı belirtilen halıcılık ve kilimcilik kursları düzenlenmesine dair protokol celp edilerek, davalılar arasındaki hukuki ilişki açıklıkla ortaya konulmalı, aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu tespit edilmeli, hizmetlerin ayrı ayrı her iki işverene bağlı olarak geçip geçmediği belirlenmeli,hizmet ilişkisinin kabulü halinde ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları, puantaj kayıtları, ödeme belgeleri vb. yazılı deliller getirtilmeli, günlük ve haftalık çalışma saatleri tespit edilmeli, resmî belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmanın haklı gerekçesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve davacının çalışma saat ve süreleri yöntemince değerlendirilmelidir, gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2020 tarih, E.2019/26, K.2020/140 sayılı kararı ile (özetle) asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosyaların davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 24.02.2021 tarih ve E.2020/7898, K.2021/2111 sayılı kararında; "...önceki bozma ilamında belirtildiği üzere; çalışmaların gerçekleştiği işyeri kamu kurumuna ait olmakla, bu tür çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği, tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği açıktır. ... önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere; hizmetlerin anılan davalılar arasında düzenlenen protokollere dayanması, buna göre usta öğreticiler ile ilgili yükümlülüklerin Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerine yüklenmesi, Bakanlığın ödeneğinin bitmesi durumunda usta öğreticilerin ücretlerinin ... Halı Genel Müdürlüğü tarafından ödeneceğinin belirtilmesi karşısında, söz konusu davalılar arasındaki hukuki ilişki açıklıkla ortaya konulmalı, buna ilişkin varsa diğer bilgi ve belgeler getirtilmeli, aralarında asıl işveren - alt işveren veya vekalet ilişkisinin olup olmadığı, ... Holding A.Ş. bünyesinde geçtiği ileri sürülen çalışmalarla ilgili görevlendirmelerin kim tarafından yapıldığı, hizmet yerine getirilirken emir ve talimatların kimden alındığı, izin, sevk v.b. işlemlerin kim tarafından gerçekleştirildiği, yapılan iş ve çalışma şekli ile ilgili tasarrufta bulunma yetkisinin kimde olduğu, hizmetlerin ayrı ayrı her iki işverene bağlı olarak geçip geçmediği hususları saptanmalıdır. Ki bu noktada; kabule konu dönemler bakımından; bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, davacının tam süre ile çalışmasının kabulüne karşın, belirtilen çerçevede görevlendirildiğinin ispatlanmadığı, Holding tarafından ücret ödemelerinin de kanıtlanmadığı; ücret ödemelerinin karşılığı döneminde açıkça belirlenmediği anlaşılmaktadır, gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle) asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. E. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar Kurum ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 28.12.2022 tarih ve E.2022/13108, K.2022/16878 sayılı kararında; Mahkemece yapılacak iş, dosyada mevcut ve eksik gün bildirimlerinin yapıldığı yıl/aylara ilişkin ücret bordroları imzaya itiraz edilip edilmemesine göre değerlendirilmeli, davacının bordrolarda yer alan imzaya itiraz etmesi durumunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda yöntemince uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, imzaların davacının eli ürünü olduğu saptandığında ve bu konuda hata, hile, ikrah durumu da iddia ve ispat edilemediğinde çalışma iddiasıyla ilgili olarak, bu yazılı belgelerin aksini eş değer kanıtla ispatlaması için davacıya kabul edilebilir süre tanınarak sunacağı deliller toplanmalı, sonucuna göre imzaların davacıya ait olmadığı belirlendiğinde ya da hata, hile, ikrah durumunun varlığı halinde veya imzasız bordroların bulunduğu dönem yönünden, davacının hizmet tespiti istemi yönünden puantaj kayıtlarına göre, aksi durumda imzalı ücret bordrolarındaki hizmet gün süreleri dikkate alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur. F.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararıyla; davacının davasının kısmen kabulüne, a-Esas dava açısından; 1-Davacının davalı ... bünyesinde bir hizmet akdine bağlı olarak çalışmasından kaynaklı olarak; a-1996/2. dönem bordrosunda 4 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, b-1998/1. dönem bordrosunda 4 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, c- 1998/2. dönem bordrosunda 4 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, d- 1998/3. dönem bordrosunda 3 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, e-1999/1. dönem bordrosunda 3 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, f-1999/2. dönem bordrosunda 3 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, g-2000/1. dönem bordrosunda 3 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, h-2000/2. dönem bordrosunda 2 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin, I-2000/3. dönem bordrosunda 3 günlük hizmetinin Kuruma eksik bildirildiğinin tespiti ile mezkur dönemlerde eksik bildirilen hizmet günlerinin tesciline, 2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, b-Birleşen dava açısından; davacının davasının reddine, VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kurum ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Kurum vekili; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ilgili Kanun ve yönetmelik gereğince de davanın esastan reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı MEB vekili; davacının eksik gün bildiriminin bulunmadığını, Mahkemece verilen kararın eksik inceleme ile verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3.üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. ... KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e ..., Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). 2.Önceki bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere, dosyada mevcut ve eksik gün bildirimlerinin yapıldığı yıl/aylara ilişkin ücret bordrolarındaki imzaya davacı vekili tarafından itirazlarının olmadığının bildirilmiş olmasına göre, imzalı ücret bordrolarına değer verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9625, K. 2024/9401, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9625-e-2024-9401-k-e098c4c8cc61