Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7427 E. 2024/9477 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7427
- Karar No
- 2024/9477
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/131 E., 2023/252 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 12.12.2001 - 17.08.2003, 20.11.2004 - 13.03.2006, 18.05.2006 - 30.01.2010 tarihleri arasında çalışmış olduğunu, fakat söz konusu çalışmaların bir kısmını diğer davalı SGK 'ya bildirmemiş olduğunu, bu nedenler ile haklı davasının kabulüne, davacının davalıya ait iş yerinde 12.12.2001 - 30.01.2010 tarihleri arasında (12.12.2001 - 17.08.2003, 20.11.2004 - 13.03.2006, 18.05.2006 - 30.01.2010 tarihleri arasındaki süreçte) çalıştığının tespiti ile dava masrafları ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davaların hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılabileceğini, davacının en son işe girerek çalıştığı 2006 yılından önceki çalışmalarının tespitini talep ettiğinden hak düşürücü süre nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının 12.12.2001 tarihinden itibaren aralıklar ile çalıştığını iddia etsede davacıya ait şahsi sigortalılık kaydı incelendiğinde 21.02.2006 tarihinden itibaren çalışmaya başladığının görüleceğini, bu çalışanlarının Kuruma kendi imzalı işe giriş bildirgesi ile bildirdiğini, aksini yine davacının yazılı belge ile ispat edebileceğini, bu nedenler ile haksız ve dayanaksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, müvekkilinin elektrik tesisatçısı olduğunu, söz konusu iş yerinin sigorta numarasının: 237010101103404501702-56 olduğunu, Çanakkale Elektrik ve Elektronikçiler Esnaf ve Sanatkarlar Odasına 17/45780 sicil nosu ile kayıtlı olduğunu, davacının müvekkilinin iş yerinde 21.02.2006'da girmiş ve 13.03.2006'da kendi isteği ile istifa ederek işten ayrıldığını, 18.05.2006 tarihinde yeniden işe girmiş ve 30.11.2006 tarihinde işten kendi isteği ile ayrıldığını, davacının iş yerinde çalıştığı sürelerin tam ve eksiksiz olarak SGK ya bildirildiğini, davacının kendi isteği ile müvekkilini güç durumda bırakarak ihbarda bulunmaksızın işten ayrıldığını, bu nedenler ile davacının davasının reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.06.2014 tarihli, 2010/50 Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1 inci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma ilamında, "... Mahkemece, re'sen araştırma ilkesi gereği; iddia edilen tüm çalışma döneminin araştırılması bakımından, bordro tanıkları ile davacı adına bildirim yapılan dava dışı bina inşaatı işvereni celbedilerek dinlenilmeli, Nasip ve ... Elektrik işverenleri olduğu anlaşılan ...ve ...'nun da beyanlarına başvurulmalı, dava konusu dönemi içerecek şekilde aynı çevrede işyeri olan işveren, ya da bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak yeteri kadarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği ile iddia olunan çalışmanın gerçek ve fiili olup olmadığı nazara alınmalı, işçilik alacaklarına ilişkin dosyadaki tanık beyanları ile dinlenilen ve dinlenilecek tanık beyanları karşılaştırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluşursa giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar ..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.04.2019 tarihli, 2015/169 Esas, 2019/112 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında, "...Eldeki davada, davacının, 01.12.2002-30.12.2002 tarihleri arasında .. sicil sayılı dava dışı bina inşaatı işyerinden kısmi olarak bildirilmiş olması nedeniyle, 01.12.2002 öncesine ait hizmet tespiti talebi hak düşürücü süre süreye uğramıştır. 2- 30.12.2002-30.10.2010 tarihleri arası dönem yönünden ise, dosya içindeki bilgi ve belgeler, toplanan deliller vs. gözetilerek bildirilen süreler ile öncesi ve sonrasındaki bir haftalık makul sürelerin dışlanmasıyla askerlikte geçen süreleri dışlanarak istemin kabulü ..." gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ... yanında satış elemanı olarak çalıştığını ancak bu çalışmalardan çoğunun sigortaya bildirilmediğini ve (12.12.2001 - 17.08.2003, 20.11.2004 - 13.03.2006, 18.05.2006 - 30.01.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini talep ettiği, davalının da davacının iş yerine 21.02.2006 da girdiğini ve 13.03.2006 da kendi isteği ile istifa ederek işten ayrıldığını, 18.05.2006 tarihinde yeniden işe girdiği ve 30.11.2006 tarihinde işten kendi isteği ile ayrıldığını bu nedenle de bildirilmeyen bir çalışmasının olmadığını belirttiği anlaşılmış, dosyadaki SGK kayıtları, iş yeri kayıtları, tanık beyanları askerlik bonservisi ve Yargıtay kararları dikkate alınarak, davacının, 01.12.2002-30.12.2002 tarihleri arasında ... sicil sayılı dava dışı bina inşaatı işyerinden kısmi, elektrik makine ve cihazları imal ve tamiratı işleri yapılan ... sicil sayılı davalıya ait işyerinden 21.02.2006-13.03.2006 ve 18.05.2006-30.11.2009 tarihleri arasında tam süreli bildirimlerinin bulunduğu, 21.08.2003-21.11.2004 tarihleri arasında askerde olduğu,, dava dışı bina inşaatının elektrik tesisatı işlerinin davalı işveren tarafından gerçekleştirildiğine dair belgeler ile davalı imzalı 12.12.2001-17.08.2003 tarihleri arasında çalışıldığı belirtilen “Asker Bonservisi” ve yine 10.06.2002-18.08.2006 tarihleri arasında 4 yıl 2 ay süre ile çalışıldığına dair Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğüne verilen “Ustalık Sınavlarına Girmek İsteyenler İçin Hizmet Belgelendirme Formu”nun dosya içerisinde bulunduğu tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının SGKHP ya bildirilen çalışma süreleri ve askerlikte geçirdiği süre düşülerek işe giriş çıkışlardaki ve askerden dönüşteki sürelerde de 1 er haftalık makul sürelerde çalışmayacağı düşünülmüş, bozma kararı sonrasında aldırılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından verilen kararda dikkate alınmamış olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı ... unvanlı, 1034045 iş yeri numaralı iş yerinde 30.12.2002-17.08.2003 tarihleri arasında, 29.11.2004-14.02.2006 tarihleri arasında, 20.03.2006-11.05.2006 tarihleri arasında ve 07.12.2009-30.01.2010 tarihleri arasında çalıştığının ve bu sürelere ait bildirimlerin SGK'ya yapılmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkemenin gerekçeli kararında ''davacının, davalı ... unvanlı, 1034045 iş yeri numaralı iş yerinde 30.12.2002-17.08.2003 tarihleri arasında, 29.11.2004-14.02.2006 tarihleri arasında, 20.03.2006-11.05.2006 tarihleri arasında ve 07.12.2009-30.01.2010 tarihleri arasında çalıştığının ve bu sürelere ait bildirimlerin SGK'ya yapılmadığının tespitine'' şeklinde karar verdiğini, bu kararın dosya kapsamındaki belgeler, bilirkişi raporları ile dinlenen tanık anlatımlarının görmezden gelinerek verildiğini, dava dilekçesinde talep edilen sürelerin kapsam dışında bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili, dava konusu hizmetlerin açık ve net olarak geçtiğinin ispat edilemediğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.