Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5028 E. 2024/5909 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5028
Karar No
2024/5909
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/376 E., 2023/577 K. KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Dairenin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.08.2005-20.05.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı doktor olarak çalıştığını, müvekkilinin bu çalışmasında 5.000 TL maaş aldığını, işveren tarafından sigortalı yapıldığını, sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak yaptığı araştırmada çalıştığı sürede davalı şirkette çalıştığı süre içinde sigorta primlerinin ödenmediğini öğrendiğini belirterek, müvekkilinin 17.08.2005-20.05.2006 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tespitine ve primlerinin 5.000 TL üzerinden ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili; davada davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının haksız, kötüniyetli olduğunu, davacının kendi şirketine sahip, vergi mükellefi olduğunu, ... Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin 200 hissesinden 60 hissesine sahip 2. büyük ortağı olduğunu, bu şirketin tabela şirketi değil faaliyette olan bir şirket olduğunu, çalıştığını iddia ettiği 17.08.2005-20.05.2006 tarihleri arasında davacının ortağı olduğu şirketin faaliyette olduğunu, davacının fatura karşılığı davalı Hastaneye sağlık hizmeti sunduğunu, davacının müvekkil şirkete aralarındaki anlaşma gereğince üroloji alanında dışardan hizmet verdiğini, müvekkil Hastanenin ne zaman üroloji alanında bir ihtiyaç duysa davacıya ... Kliniğine ait sabit telefon ile ulaşarak operasyon zamanını davacının belirlediği zamana göre belirlediğini, davacının bağımsız çalışan olduğunu, bu bakımdan müvekkil Hastanenin, davacıdan almış olduğu hizmet karşılığında davacıyı kapsamında sigortalı yapmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında 4857 sayılı Kanun kapsamında bir iş ilişkisi doğmadığını, davacının iddia ettiği gibi aylık hak edişinin 5.000 TL olmadığını, fatura dökümüne göre toplam 31.272,45 TL tutarında fatura düzenlediğini, bu meblağın 9 aylık süreye bölünmesi halinde aylık 3.474,71 TL gibi bir meblağın ortaya çıktığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2013 tarihli ve 2013/211 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararı ile ...dosyaya celbedilen muayene olan hastaların listesi, doktor payları başlıklı belgelerde davacının adının yer aldığı, poliklinik muayenelerinin, istediği tetkiklerin bulunduğu, yaptığı ameliyat listelerinin mevcut olduğu, davacıya ödenecek doktor paylarının belirlendiği, İstanbul Tabipler Odasına gönderilen yazıda davacının 16.08.2005 tarihinde davalıya ait Özel ... Hastanesinde çalışmaya başladığı, 08.02.2006'da çalışmanın devam ettiğinin bildirildiği, davacı dışında Hastanede başkaca uroloji uzmanının çalışmadığı belirlenmiş olmakla, bu hususları dinlenen tanık beyanlarının da doğruladığı, davacının 17.08.2005 tarihinde işe başladığı, davalı şirkete ait hastanede hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, 18.05.2006 tarihinde davacının çalıştığı bölgede bulunan herhangi bir özel sağlık kuruluşunda kaydının bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle 18.05.2006 tarihinde işten ayrıldığının kabulü ile bu dönem içinde aldığı aylık ücret kesin olarak belirlenemediğinden, asgari ücret üzerinden 17.08.2005 ve 18.05.2006 tarihleri arasında hizmetinin tespitine, karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kabülüne; 17.08.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 133 gün süreyle, günlük brüt 166,66 TL ücret ile 01.01.2006 - 18.05.2006 tarihleri arasında 138 gün sayısıyla, günlük brüt 166,66 TL ücreti ile davacının davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Kurum vekili ve ... Özel Sağlık Tesisleri A.Ş. (Özel ... Hastanesi) temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 01.07.2014 tarihli 2013/16822 Esas, 2014/15820 Karar sayılı ilamı ile somut olayda, davacının davalı işyerinde sürekli mi yoksa belli zamanlarda mı çalıştığı, hizmet akdi unsurlarının oluşup oluşmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir. Öte yandan, hükmün gerekçe kısmında aylık ücretin kesin olarak belirlenememesi nedeniyle asgari ücret üzerinden tespite karar verilmesi gerektiği yazılmış iken, hükümde günlük brüt ücret 166,66TL(aylık 5000TL) denilerek çelişki yaratılmıştır. Yapılacak iş; tüm hastane kayıtları alanında uzman bir bilirkişi ile incelenerek, davacının ortağı olduğu şirket tarafından davalı için kesilmiş faturaların da kıyaslanması sonucu davacının hastanede sürekli mi yoksa belirli zamanlarda mı (hizmet akdi unsurlarından olan zaman ve bağımlılık kavramları gözetilerek) çalıştığı hususu açıklanarak, alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre karar vermekten ibarettir.. gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 03.02.2023 tarihli ve 2014/329 Esas, 2023/67 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak Mahkemece davacının davalı iş yerinde sürekli mi yoksa belli zamanlarda mı çalıştığı, taraflar arasında hizmet akdi unsurlarının oluşup oluşmadığı noktasında SGK'dan, davalı şirketten ve Sağlık Yazılımları Daire Başkanlığından dosyaya celbedilen muayene olan hastaların listesi (otomasyon kayıtları), doktor payları başlıklı belgeler, iş yerinde çalışan bordro tanıkları birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece bozma sonrası alınan 28.02.2017 havale tarihli rapor ve 07.12.2022 havale tarihli ek raporda özetle; davacı Doktor ...'nun, davaya konu dönemlerde ... Sağlık Hiz. San. Ye Tic. Ltd. Sti. firması ortağı olduğu, davalı Şirket olan ... Özel Sağlık Tesisi A.Ş. unvanlı Özel ... Hastanesinin, davacı Doktor ... tarafından davalı şirkete sağlanan hizmet karşılığı toplam 31.272,45 TL ücreti, ... Sağ. Hiz. San. ye Tic. Ltd. Şti. firması adına kesilen faturalarla ödenmiş olduğu, davacının davalı şirkette sürekli ve düzenli bir çalışmada bulunup bulunmadığı konusunda tanık ifadelerinde çelişkiler bulunduğundan, muayene ve/veya ameliyat edilen hastalarla ilgili HBYS (otomasyon) kayıtları dosyada olmadığından, SGK tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde yer alan davalı hastanede tedavi olmuş tüm Emekli Sandığı sigortalılarının yer aldığı 4.616 hastaya ait kayıtlar doktor ya da branş ayırımı içermediğinden ve ayrıca yukarıda listelenen faturalarda dönemsellik bulunmadığından devamlılık konusunda kanaate varılamadığı, davacı doktor ile davalı hastane arasında yapılan işin doğası gereği mevcut bir denetim ilişkisinin bulunduğu, bağımlılık konusunda kanaate varılamadığı, ücret/serbest meslek kazancı ayırımı kriterlerinden; faaliyetin sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması tamamen mevcut olduğundan serbest meslek kazancı lehinde olduğu, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması hususunun, kısmen mevcut olduğu tespitlerinin yapıldığı görülerek; dinlenen bordro tanıkları ve davacı tanık anlatımlarından davacının davalı iş yerinde üroloji uzmanı olarak çalıştığı, ancak çalışmasının sürekli mi yoksa belirli zamanlarda mı olduğu hususunda tam bir bilgi elde edilemediği, tanık anlatımlarının kısmen çelişkili olduğu, bir kısım tanıkların ise davacının çalışması hakkında bilgilerinin bulunmadığı, bu anlamda davacının çalışmasının kesintisiz olup olmadığının ispatlanamadığı, davacıya yapılan ödemeler nazara alındığında, ödemelerin davacının ortağı olduğu şirket nam ve hesabına yapıldığı, davacının ameliyat yaptığı iddiasıyla sunulan hasta listesinin dosyada mevcut olmadığından ve ameliyatların ne zaman yapıldığı belirlenemediğinden davacının mesaisinin sürekli olduğu hususunda kanaat edinilemediği, davacının hizmeti karşılığında davacının ortağı olduğu firma tarafından davalı şirket adına fatura kesildiğinin görüldüğü, tanık anlatımlarından ve celp edilen kayıtlardan davacı ve davalı şirket arasında hizmet akdinin unsurlarından olan bağımlılık hususunda kanaate varılamadığı, tüm bu gerekçelerle ve Yagırtay bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu gözetilerek davacı ve davalı şirket arasında hizmet akdinin bulunduğunu kesin bir şekilde ispatlanamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. C.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.10.2023 tarihli 2023/7619 Esas, 2023/9181 Karar sayılı ilamı ile ...hizmet akdinin unsurlarının oluştuğu gözetilerek esasa girilmeli, toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmelidir, gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıklar, hastane kayıtları, faturalar ile davacının davasının kabulüne, 17.08.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 133 gün süreyle, günlük brüt 166,66 TL ücreti ile 01.01.2006-18.05.2006 tarihleri arasında 138 gün sayısıyla, günlük brüt 166,66 TL ücreti ile davacının davalı ... Özel Sağlık Tesisleri A.Ş. (Özel ... Hastanesi) iş yerinde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; usul ve Kanun'a aykırı kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili; usul ve Kanun'a aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5028, K. 2024/5909, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-5028-e-2024-5909-k-e8f721c0214d