Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12426 E. 2025/8575 K.

Konu: İş Kazasına Dayalı Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12426
Karar No
2025/8575
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasına Dayalı Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 04.09.2024 SAYISI : 2024/797 E., 2024/1668 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/335 E., 2024/102 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının manevi tazminata, davalılar vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 04.09.2024 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin manevi tazminat yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince, ek kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı işveren nezdinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, 16.09.2011 tarihinde, davalıya ait inşaatta çalışırken beşinci kattan düşerek iş kazası geçirdiğini, meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, kaza tarihindeki net maaşının 2.250,00 TL, son net maaşının net 3.080,00 TL olduğunu, fakat sigorta primine esas kazancının Kuruma asgari ücret olarak bildirildiğini, geçici tam iş göremezlik zararı için 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik süresince bakıcı gideri için 1.000,00 TL, meslekte kazanma gücü kaybı ve sürekli iş göremezlik zararı için 50.000,00 TL maddi zararın tüm davalılardan, 16.09.2011 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, belirsiz alacakların tespitine ve tahsiline, davacı için 150.000,00 TL manevi zararın davalılardan 19.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, geçici işgöremezlik tazminatını 4.265,88 TL'ye, sürekli işgöremezlik tazminatını 2.832.883,66 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalıların vekili, davacının davalı şirkete ve şirketin yetkilisi olan ... ile ...'e karşı dava açtığını, davacının, davalı şirket işçisi olduğunu, limited ortaklıklarda, ortakların sermaye koyma borcu dışında, ortaklık borçlarından sorumlu olmadığını, (TTK m.573/1). bu bağlamda davacının açıkça dilekçesinde belirttiği şekilde ... ve ...'in Limited Ortaklığın yetkilisi olmalarından dolayı şirket borçlarından sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bu kapsamda ... ve ...'e yöneltilen davanın husumetten reddi gerektiğini, ... ve ...'in kazanın oluşumu sırasında hiçbir kusurlu eylemi bulunmadığını, davalı ile ... arasındaki anlaşma aslında her ne kadar iş sözleşmesi gibi görünse de alt işverenlik/alt yüklenicilik sözleşmesi olduğunu, sadece davacının babası ...'in kendisine ait bir işletmesi olmadığı ve vergi ödeyemediği için kendi ekibini davalı şirket üzerinde çalışan gösterdiğini, davalı şirket ... ile anlaştıktan sonra inşaatın kabası bitene kadar çalışacak işçilerin tamamı ... tarafından temin edildiğini, kaba inşaatın belirli aşamalarında görevleri biten işçilerin çıkışları yine ...'in emir ve talimatı doğrultusunda taraflarınca da gerçekleştirildiğini, işçilere çalışma esnasındaki bütün emir ve talimatların ... tarafından verildiğini, yani, yönetim hakkının ... tarafından kullanıldığını, işçilerin ücretleri ...'e ödenmekte olduğunu ve işçilerin ücretlerini ...'in dağıtmakta olduğunu, ...'in kaba inşaat sürecinde gerçek anlamda bir işveren gibi hareket ettiğini, kazanın oluşumunun tamamen işçinin kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-4.265,88 TL net geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-2.832.883,66 TL net sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-100.000 TL manevi tazminatının 19.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, 4-Bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine,..." karar vermiştir. IV. İSTİNAF 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"... 30.06.2019 ve 25.09.2023 tarihli bilirkişi raporları doğrultusunda, davaya konu iş kazasının meydana gelmesine etken olan kusur aidiyet ve oranları olarak belirlenen; davalı işveren ... ... Ltd. Şti.'nin % 50, işveren vekili ...'in 5, işveren vekili ...'in %5, ustabaşı ...'in %15, kazazede işçinin %25 kusurlu, olduğu şeklinde yapılan tespitin iş mevzuatı ile maddi veri ve vakıalara uygun olduğu, bilirkişi raporlarında yer alan kusura ilişkin tespitlerin ayrıntılı, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafların kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir....Eldeki dosyada davacının yaptığı işin niteliği ve mesleki kıdemi dikkate alındığında asgari ücret ile çalışamayacağı açık olup tanıkların beyanı ve TÜİK verileri dikkate alındığında Mahkemesince tespit edilen ücret miktarının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.... en son bilinen yıl gelirinin %5 artırım ve %5 iskonto edildiği yöntemin kullanılmasında ve TRH 2010 tablosunun esas alınmasında hata bulunmadığı belirlenmiştir.... tahsil kararı verilen tazminatlara işletilecek faizin başlangıç tarihinin iş kazası tarihi olarak belirlenmiş olması isabetli bulunmuştur....Manevi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihi 19.09.2013 olarak talep edilmiş, Mahkemesince bu tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve bu husus davacı tarafça istinaf sebebi yapılmadığından yeniden kurulacak hükümde manevi tazminatın Mahkemesince belirlenen faiz başlangıç tarihi aynen korunmuştur.Sosyal Güvenlik Kurumunun 05.07.2018 tarihli kararıyla MKGKO %4,1, YSK'nin 02.09.2019 tarihli raporuyla düzeltme kaydı ile %36,2; ATK 3. İhtisas Dairesinin 31.01.2022 tarihli kararıyla geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren %42, ATK 2. Üst Kurulunun 23.03.2023 tarihli raporuyla geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren %42 olarak belirlendiği, Kurumun %36,2 oranı üzerinden gelir bağladığı, hesap bilirkişisi tarafından %42 oranı esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle ilk PSD'nin bulunduğu ve maddi tazminat hesabının buna göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, %42 sürekli iş göremezlik oranının hesaplamaya esas alınması dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Davacı vekili, YSK tarafından oranın %36,2 olarak belirlenmesinden sonra 23.12.2019 tarihli duruşmada SGK'nin belirlediği maluliyete bir itirazının olmadığını ve dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesini talep etmiştir. Dosya ATK 3. İhtisas Dairesine davalının itirazı üzerine gönderilmiştir. YSK tarafından belirlenen %36,2 oranına karşı açıkça bir itirazının olmadığını beyan eden davacı taraf yönünden %36,2 oranının kesinleştiği kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, %42 oranı üzerinden yapılan hesaplamaların esas alınması mümkün görülmemiştir. Maddi tazminat miktarı, davacı tarafça hesaplamaya yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmediği dikkate alınarak, 13.11.2023 tarihli bilirkişi raporundaki veriler esas alınmak suretiyle Dairemizce yeniden yapılmıştır. Hesap bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik tazminatı toplam 9.120.726,28 TL olarak hesaplanmıştır. %36,2 MKGKO karşılığı 3.301.702,91 TL'dir. %25 davacı kusur indirimi ile 2.476.277,18 TL bulunmuştur. İlk PSD'nin (50.007,68 TL)'nin işverenin %75 kusuruna denk gelen 37.505,76 TL'nin mahsubuyla davacının sürekli iş göremezlik maddi tazminat miktarı 2.438.771,42 TL olarak tespit edilmiş ve bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.... somut olayın özellikleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları, hakkaniyet ilkesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın amacı, kapsamı ve caydırıcılık uyandıracak miktarda olması gerekliliği ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınarak; davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğunun kabulü ile davacı için 150.000TL manevi tazminata hükmedilmesinin, yukarıda belirtilen hususlar ile somut olaya ve manevi tazminatın kapsam ve amacına uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin maddi tazminata, davalıların vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, davalıların vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... maddi ve manevi tazminat davalarının hukuki ve maddi niteliklerinin ayrı olması nedeniyle hüküm altına alınan her bir tazminat miktarı yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak sureti ile Dairemiz tarafından manevi tazminat yönünden verilen kararın miktarı itibarı ile kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir...." gerekçesiyle 1.Davacı vekilinin maddi tazminata, davalıların vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, 2.Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü, davalıların vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak Davanın kısmen kabulü ile 1.4.265,88 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.2.438.771,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3.150.000,00 TL manevi tazminatının 19.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4.Bakıcı gideri talebinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde,geçici iş göremezlik dönemi için bakıcı gideri taleplerinin, kazalının bakıma muhtaç olmadığı gerekçesi ile reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararına husumet bakımından itiraz ettiklerini, kararda davalı şirketin ortağı ve müdürü olan ... ile ... aleyhine hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, davacının maluliyet oranına itirazları gösterilmeksizin hatalı olarak tespit edildiğini,kusur oranlarının hatalı tespit edildiğpini ve kazalının ağır kusurlu olduğu, ihbar olunan işveren vekili komundaki ...'a izafe edilen %15 kusur oranının da az belirlendiğini, hükme esasa alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, TRH tablosunu tazminat hesabına esas almasının hatalı olduğunu, davacı işçinin gerçek ücreti olarak asgari ücretin 2,337 katını esas almasının hatalı olduğunu, hesaplamaya esas alınan bu ücretin fahiş olduğunu,maneviş tazminatın orantısız ve fazla hükmedildiği, olay tarihinden itibaren faizi işletilmesinin hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Davalılar vekilinin ve davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden; Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda sayılan hususlar dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Somut olayda, davalıların,davacının ücrete ilişkin itirazına ilişkin olarak sadece TÜİK kazanç sorgulama bilgisi esas alınarak kazalı ücretinin asgari ücretin 2,337 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapan rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, ... Bakanlığı ... Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini yukarıda açıklanan hususları da gözeterek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacının temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek hükme esas alınan 13.11.2023 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden ve davacı tarafından itiraza uğramayan %36,2 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. 2.Davalılar vekilinin, davacı yararına hükmedilen manevi tazminata ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan ek kararın onanması gerekmiştir. Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2024 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen tazminat miktar ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalılar vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2024 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA, 2.Davalılar vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/12426, K. 2025/8575, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-12426-e-2025-8575-k-4e560d7bbf39