Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/18713 E. 2012/23375 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18713
Karar No
2012/23375
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :608-840

Trafik işkazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan ... Sigorta A.Ş. avukatlarınca istenilmesi ve davalı ... A.Ş. avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı talep eden davalılardan ... Sigorta A.Ş. Adına Av. ... ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Davacı Kurum vekili 18.01.2011 günlü dilekçesi ile temyiz isteminden “sarfınazar” ettiğini bildirmektedir. Dosyaya sunulan vekaletname örneğinde temyizden feragat yetkisi tanınmadığı, Kurum yetkili organlarından verilmiş bu yönde bir talimatın da bulunmadığının görülmesi üzerine davalı Kurum vekilinin, temyiz itirazları incelenerek, tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Davalı ... Sig. A.Ş. vekilinin, temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi hükmünde, çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre, mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür. Asıl olan tarafların huzurunda yargılamanın yürütülmesi olmakla birlikte, hukuk mahkemelerinde, taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşmadan haberdar edilmelidirler. Duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda davaya devam edilip karar verilmesine usulün olanak tanıdığı hallerde, açıklanan biçimdeki uyarıyı taşıyan davetiyenin tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması gereklidir. Değinilen işlemleri nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında, belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu nedenle tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri tamamen şeklidir. Kanunun amacı, tebliğin muhatabına ulaşması, konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hal böyle olunca, kanun ve tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Mahkemece; davalıya dava dilekçesi ve duruşma oturum günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilip, davalı taraftan davaya karşı diyecekleri, varsa delilleri sorulup saptanıp, göstereceği deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak, usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmadan ve davalıya savunma hakkı verilmeden yargılamaya devam olunarak, davanın esasına girilip hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine, davalılardan ... Sigorta A.Ş. avukatı adına taktir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesi, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18713, K. 2012/23375, T. 27.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-18713-e-2012-23375-k-b12f4f5f71af