Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/16299 E. 2012/17647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/16299
- Karar No
- 2012/17647
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :466-569 Dava, davalı Kurumun sigortalılığın iptaline yönelik işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmü uyarınca, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda, Kurumca 24.12.2009 tarihli Kontrol Memurluğu Raporuna istinaden 30.04.2008-28.05.2010 tarihleri arasında bildirimi yapılan çocuk sigortalının, sigortalılık niteliğine sahip olmadığı ve fiili çalışmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davacının söz konusu bildirimlerinin iptal edildiği, eldeki davanın ise, bu yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözü edilen raporun incelenmesinden; işyerinin 11.03.2006 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 2006/Mart-2007/Mayıs arasında 1 sigortalının çalıştığı, bu tarihten sonra gayri faal duruma düştüğü, daha sonra 2008/Nisan ayında çalışan sayısının 5 kişi olduğu ve 2008/Mayıs ayından sonra 2009/Şubat ayına kadar işyerinin tekrar gayri faal duruma düştüğü ve işyerinin 15-20 metrekare olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dinlenen bordro tanıklarının beyanına istinaden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de; verilen hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup, işyerinin fiziki şartları, çalışan sayısı, işyeri sahibinin denetim sırasındaki beyanları ve tüm dosya kapsamından çalışmaların fiili olmadığının kabulü ile davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.