Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/14758 E. 2012/14791 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14758
- Karar No
- 2012/14791
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :158-758 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 22.09.2003 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan 70.001,49 TL’lik artışlı gelir ile, 171,50 TL’lik cenaze gideri olmak üzere toplam 70.172,99 TL’lik sosyal sigorta yardımının, davalı sürücü...’in yasal mirasçıları ile, kusurlu aracı sigortalayan davalı ...’nin iflası sebebiyle davalı ... Sigorta Reasürans Şirketler Birliği’nden, poliçe limiti dahilinde rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin, uyulan 24.02.2011 günlü ikinci bozma ilamı uyarınca, yapılan yargılama neticesinde; davalı ... Sigorta Şirketi’nin iflası nedeniyle husumet nedeniyle hakkındaki davanın reddine; davalı sürücü...’in yasal mirasçıları yönünden, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın, devam eden uyuşmazlıklara da uygulanması gerekeceğinden bahisle davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasanın 39.maddesi gereği, anılan davalılar yönünden istemin reddine; davalı ... yönünden ise, 6111 sayılı Yasanın geçici 1.maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle, konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. A) Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre, gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir. Anılan bilgiler ışığı altında; 5510 sayılı Yasanın 39.maddesiyle getirilen düzenlemenin, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi; rücuan tazmine ilişkin düzenlemenin, yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce meydana gelen olay ve ilişkilere uygulanmasını gerektirir yukarıda sıralanan istisnai durumlar kapsamında da değerlendirilemeyeceği gerçeği karşısında; davalı mirasçılar yönünden davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26.maddesi olup, aksini öngören mahkeme hükmü isabetsizdir. Şu halde yapılması gereken iş; muris sürücü...’in 22.09.2003 günlü trafik iş kazasının oluşumunda %100 kusuru nedeniyle ve 07.08.2007 ile, 26.10.2010 tarihli hükümlerin , anılan davalı mirasçılar tarafından temyiz edilmemesi sebebiyle, davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da dikkate alınarak 70.001,49 TL gelir ve 171,50 TL cenaze gideri dikkate alınarak, yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. B) Davalı ... yönünden ise; Yasa Koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen “tedavi hizmet bedellerinin" tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı öngörülmüştür. Anılan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, düzenleme sadece “Tedavi Hizmet Bedellerine” ilişkin olup; trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ve işbu davanın da konusunu oluşturan “gelir” ile “yapılan cenaze” giderinin, anılan yasa kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Şu halde, yapılması gereken iş; Trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine 49.275,20 TL’lik ilk peşin değerli gelirin bağlanmış olması ve davalı ... tarafından davadan önce, sigortalının hak sahiplerine 21.521,76 TL’lik harici ödeme yapılmış olması nedeniyle; davalı ... Hesabının, dava konusu bağlanan ilk peşin değerli gelir ile, yapılan ödemeler yönünden, ancak, bakiye poliçe limiti kapsamında sorumluluğunun bulunduğu gözetilerek, yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.