Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/12808 E. 2012/12210 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12808
- Karar No
- 2012/12210
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :595-115
Dava, 11.07.2003 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan Kurum sigortalısına bağlanan peşin sermaye değerli gelir,tedavi giderleri ve yapılan harcamalar nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi çerçevesinde tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davalı sigorta şirketi yönünden konusuz kalan davanın reddine, diğer davalı yönünden ise davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Kurum vekilinin temyiz etmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Mahkemece aleyhine verilen 28.10.2009 tarih ve 2009/278 sayılı karara karşı temyiz yoluna başvurmayan davalı ... yönünden davacı Kurum yararına usulü kazanılmış hak olgusunun gerçekleştiği dikkate alınmaksızın, bozma ilamı sonrası yürütülen yargılamada,bozma öncesinde olduğu gibi 506 sayılı Yasanın 26.maddesi gereğince sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, 5510 sayılı Yasanın 39. maddesi gereğince kasıt yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, Kurumca sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir ve geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır. Bu nedenle, Kurumca sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir ve geçici iş göremezlik ödemelerinin, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri içerisinde kalmak koşuluyla sigorta şirketinden 506 sayılı Yasanın 26. maddesi kapsamında tahsili mümkün iken bu taleplerin de 6111 sayılı Yasa gereğince konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsizdir. 3-Tedavi giderleri yönünden ise, Yasa Koyucu tarafından, trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15'ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 03.06.2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14'üncü maddesinde Düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı %50'sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir….” hükmü getirilmiştir. 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59'uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer…” hükmü öngörülmüştür. Ne var ki; anılan Yasanın 59 ve Geçici 1. maddelerinde, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiş olup, yasanın açık hükmü karşısında, sorumluluğun ancak yapılacak aktarım sonrasında ortadan kalktığının kabulü gerekir. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6111 sayılı Yasanın 59 ve Geçici 1. maddelerinde belirtilen tutarların sigorta şirketi tarafından aktarılıp aktarılmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmalı, kuşkusuz, mahkemece yeniden yapılacak yargılamada, ilk karara karşı temyiz yoluna başvurmayan davalı ... yönünden Kurum yararına oluşan usulü kazanılmış hak olgusu gözetilmelidir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.