Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/10700 E. 2012/12801 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10700
Karar No
2012/12801
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :89-60 Davacı, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin kurum işleminin iptalini talep etmiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Somut olayda, davacıya 01.02.2005 tarihinden itibaren Emekli Sandığı ve SSK'daki hizmetlerinin birleştirilmesi neticesi SSK'dan yaşlılık aylığı bağlanmış olup, yaşlılık tahsis tablosuna göre, davacının Emekli Sandığından 1050, askerlik borçlanması nedeniyle 600, SSK'dan ise 3366 gün olmak üzere toplam 5016 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 2008 yılında, Emekli Sandığı tarafından davacının hizmetinin 2 yıl 5 ay olarak bildirilmesi gerekirken, 2 yıl 11 ay olarak bildirilmesi nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının Emekli Sandığı tarafından 5 ay 16 gün fazla bildiriminin yapılmış olmasına rağmen, 5 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra yaşlılık aylığının iptal edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 5510 sayılı Yasanın Geçici 4. maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32'nci, 34'üncü ve 37'nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir. Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmüne yer verilmiştir. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. Davaya konu uyuşmazlık, dayanağı işlem ve olayların meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 5434 sayılı Kanun’dan kaynaklanmakta olup, görev alanına girmediğinden İş Mahkemelerinde çözümlenmesi mümkün değildir. Somut olayda, Mahkemece, Emekli Sandığına yönelik olarak davanın tefrik edilerek, uyuşmazlığın çözümünün idari yargıya ait olduğunun belirgin olması karşısında, “yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dinlenmesi mümkün bulunmayan dava dilekçesinin reddine” karar verilmesi ve o davanın sonucunun işbu davada bekletici mesele sayılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10700, K. 2012/12801, T. 28.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-10700-e-2012-12801-k-7361b53fe708