Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/7888 E. 2012/12732 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7888
Karar No
2012/12732
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :190-325 Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtiliği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- İş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26’ncı maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması; 26. maddedeki anılan cümlenin iptali ile Kurumun rücu hakkının, kanundan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekirken; mahkemece, gelirde meydana gelen artışları da içerir şekilde hesaplama yapılarak hüküm kurulmuş ise de; tazminine hükmedilen miktarın, bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirlerin davalının kusuru karşılığını oluşturan kısmını aşmamış bulunmasına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 2- Davanın yalnızca davalı ... aleyhine açılmasına ve herhangi bir üçüncü kişi davaya dâhil edilmediği gibi üçüncü kişi kusurunun da tespit edilmemiş olmasına rağmen; Mahkemece maddi hataya düşülerek, dâhili davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. S O N U Ç: Hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan “ve dâhili davalıdan müştereken müteselsilen” ibaresinin silinerek, hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7888, K. 2012/12732, T. 28.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-7888-e-2012-12732-k-2c36d82e23a2