Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/6727 E. 2012/9723 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6727
Karar No
2012/9723
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :995-975 Davacı, davalılardan işverene ait kahvehane işyerinde 01.02.1996-31.05.2005 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan SGK avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Çalışma olgusunun her türlü delille ispatı mümkün ise de; dava konusu dönemde adına herhangi bir çalışma bildiriminde bulunulmayan ve işe giriş bildirgesi verilmeyen, 2002 yılından itibaren yeşil kart kullanan, çalışıldığı iddia olunan kahvehanenin müşterileri olan iki davacının lehe beyanları ile davalı işverenin ikrarına itibar edilerek Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile davacının dava konusu dönemde davalı işverene kahvehane işyerinde çalıştığına hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır. Davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının sürekli çalışma iddiasının, kahvehane işyerinin büyüklüğü, bulunduğu yer, müşteri potansiyeli dikkate alınarak işyerinde davacının günün tamamında çalışmasını gerektirecek ölçüde iş yoğunluğunun bulunup bulunmadığı, tamamında çalışmayı gerektirmeyecek ölçüde ise; 15.10.1947 doğumlu davacının ne kadar vakit alacağı üzerinde durulmalı, tespiti istenilen yaklaşık dokuz yıllık sürede davacının sosyal güvenlik ve dolayısıyla sağlık güvencesinden mahrum yaşamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle bu süre zarfında davacının başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı olup olmadığı, prim ödeyip ödemediği, sağlık yardımından yararlanıp yararlanmadığı, belediye ve zabıtaca davalı işyerinde denetim yapılıp yapılmadığı, İl Hıfzı Sıhha Kurulu veya İl Sağlık Kurulu tarafından davacının portör muayenesine tabi tutulup tutulmadığı, iş verenin vergi kaydı olup olmadığı, Kurumun konuya ilişkin müzekkere cevabından davalı işveren adına tescilli işyeri kaydının bulunmadığından dava konusu dönemde aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı; davanın niteliği gereği işverenin kabul beyanının hüküm kurmaya yeterli olmayacağı göz önünde bulundurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı SGK avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/6727, K. 2012/9723, T. 28.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-6727-e-2012-9723-k-0b34c49d2a2a