Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/4562 E. 2012/8791 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4562
Karar No
2012/8791
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :267-799 Dava, davacının davalıya ait işyerinde 07.05.1995-28.09.2000 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmü karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu anlaşılmaktadır. Her türlü delil ile kanıtlanabilecek hizmet tespiti davalarında izlenecek yol, öncelikle iddia edilen dönemde böyle bir işyerinin faal olup olmadığının araştırılması,işveren nezdindeki çalışmayla ilgili belgelerin getirtilmesi, sigortalının imzasını içerenler yönünden imzasının kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelenmesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi aynı değerdeki yazılı delillerle kanıtlanmalı, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların neden kayıtlara geçmediği yöntemince araştırılmalı, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden bordro tanıkları ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan işverenler ve bunların çalıştırdıkları kişilerin bilgilerine başvurulmalı, tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde işyerinin kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır. Davalı işyerinden 28.09.2000-29.03.2010 tarihleri arasında davacı adına tam bildirimin görüldüğü davaya konu somut olayda, imzalı işe giriş bildirgesi, ibraname şeklindeki yazılı deliller karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği şeklindeki bilirkişi raporuna dayanılarak sonuca varılmış ise de; ilgili rapora itiraz dilekçesinde ve temyizinde dile getirilen imza inkarı, re'sen araştırma ilkesinin uygulanması gereken işbu davada değerlendirilmemiş, yazılı bir delil niteliğindeki ve davacı adına keşide edilmiş 2.500 TL'lik çek hususunda yapılan değerlendirmede salt davalı tarafın, çekin davacının emeği ve sağlık sorunlarına karşılık olduğuna dair beyanı ile yetinilmiş ve dinlenen bordro tanıklarının bu sürede sürekli çalışıldığına dair beyanları irdelenmemiştir. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4562, K. 2012/8791, T. 15.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-4562-e-2012-8791-k-59168c07a970