Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/4342 E. 2012/8920 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/4342
- Karar No
- 2012/8920
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :372-24 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalı şirkete ait plastik granül imal işyerinde makineci olarak 20.06.2005 – 19.02.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, “...davalı şirketin 19.02.2007 yılında kurulduğu... davacının bu tarihten önce çalışmış olamayacağı... aynı adreste kurulu ve ortakları aynı olan şirketin ticaret ve sigorta sicillerinin farklı olduğu... aralarında organik bağ saptanmadığı...” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olduğu gibi, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından, işverenlik sıfatının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Öte yandan; 506 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi gereğince yanında sigortalı çalıştıran her gerçek kişi veya tüzel kişiler işveren olabilir. Sigortalı ile hizmet akdini yapan kişi işverendir ve hizmet tespiti davasının, sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler aleyhine açılması gerekir. Aynı Kanunun 82’nci maddesi gereğince “Sigortalının çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.” hükmü de işverenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi sırasında nazara alınmalıdır. Davaya konu somut olayda; davacının önceleri aynı adreste kurulu ... Plastik San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı, 19.02.2007 tarihinden itibaren de davalı şirket nezdinde çalıştığı iddia edilmektedir. Söz konusu şirketlerin faaliyet konusunun ve bir kısım ortaklarının da aynı olduğu getirtilen ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Üstelik tanıklar işyeri sahiplerinin bir başka şirket kurmasıyla aynı işyerinde aralıksız çalışmaya devam ettiklerini beyan etmektedirler. Bu durumda dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin devam ettirip ettirilmediği de araştırılarak şirketler arasındaki bu açık organik bağ ve 506 sayılı Kanunun 82’nci maddesi nazara alınarak anılan şirketin de yasal yöntemine uygun biçimde davaya dâhil edilmesi sağlanmalı, gösterecekleri deliller de toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.