Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/15371 E. 2012/24705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/15371
Karar No
2012/24705
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 472-284 Davacı, 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesi uyarınca prim borcunun 5 yıldan fazla olduğunun tespitini ve sigortalılığın durdurulmasını istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un sair temyiz itirazlarının reddine. İnceleme konusu olayda; 06.03.2009 tarihli hesap ekstrasında 01.09.1985-09.07.1994, 16.12.1996-15.07.2004 tarihleri arası 16 yıl 5 ay 7 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunan ve 14.04.1992,15.06.1992, 17.08.1992 tarihlerinde 680.000’er TL, 15.10.1992 tarihinde 322.137 TL ve 14.04.2006 tarihinde ise 2.475,00 TL prim ödemesine karşın, primi ödenmeyen ay sayısının 22 ay olarak belirtildiği; ancak sigortalılık süresine yapılan itirazlar kapsamında davalı Kurum tarafından sigortalılık süresinin 01.09.1985-12.08.2005 tarihleri arası 19 yıl 11 ay 11 gün olarak düzeltildiği halde, 30.04.2009 tarihi itibarıyla, aynı prim ödemelerine göre, primi ödenmeyen ay sayısının 36 ay olarak alındığı; 19.02.2009 günlü, 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesine göre sigortalılığın durdurulmasına yönelik davacı isteminin, 30.04.2008 tarihi itibarıyla, toplam borcun 60 ay ve üzerinde olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine iş bu dava açılmıştır. Yargılama sırasında ibraz edilen 28.09.2010 günlü kurum yazısına göre de; 3780 sayılı Af yasası kapsamında yapılan 1992 yılındaki prim ödemelerinin eksik yapıldığı; keza 2006 yılında 5458 sayılı Yasa kapsamındaki yapılandırmadan yararlanıldığı halde, sadece 14.04.2006 tarihinde bir tane 2.475,00 TL’lik ödeme yapıldığı ve yapılandırmanın bozulduğu, yapılan bu tek ödemenin de, en eski prim aslı borcundan mahsup edilmesi nedeniyle, esasen 166 ay olan prim aslı borcunun, 36 aya düştüğü, bu sebeple 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesinden yararlandırılmadığı ifade edilmiştir. Mahkemece, yapılandırmanın bozulması halinde, öncesi yapılan prim ödemelerinin, en eski prim borcundan başlamak suretiyle, sadece prim aslından değil, prim aslı ile bunun gecikme zammı ve cezası da dahil edilerek mahsubu gerektiği, giderek, kurumca benimsenen mahsup yönteminin hatalı olduğundan bahisle, davanın kabulüne karar verilerek; davacının prim borcunun 5 yıldan fazla olması nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 17.maddesine göre sigortalılığın kuruma başvuru tarihi olan 19.02.2009 tarihi itibarıyla durdurulması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Davacı tarafından yapılan prim ödemelerinin, ne kadarlık bir sigortalılık süresine tekabül ettiği, bu anlamda hangi tarih itibarıyla sigortalılığın durdurulması gerektiği yönleri açıkça belirlenip saptanmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm tesis edilmiştir. Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun ek 19’uncu maddesinde, Bu Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi durumunda daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığının durdurulacağı, prim borcunun ait olduğu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği belirtilmiş; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren, “Kendi adına ve hesabına çalışanların sigortalılıklarının durdurulmasına ilişkin hükümler” başlığını taşıyan geçici 17’nci maddesinde ise, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 sayılı Kanuna göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini izleyen ay başından itibaren altı ay içerisinde ödememeleri durumunda, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığın durdurulacağı, prim borcuna ilişkin sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, söz konusu yasal düzenlemeler birbirine benzemekte ise de, ek 19’uncu maddede prim borcuna ilişkin olarak beş yıl ve daha fazla süre koşulu aranmasına karşın, geçici 17’nci maddede bu şart, beş yılı aşan süre olarak öngörülmüş, ayrıca, ek 19’uncu maddede sigorta prim borcunun hangi tarihe göre hesaplanması gerektiği yönünde belirleme yer almaz iken, geçici 17’nci maddede hesaplamanın 30.04.2008 günü itibarıyla yapılacağı bildirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; davacı sigortalı tarafından yapılan prim ödemelerinin karşılık geldiği sigortalılık süresi ile, sigortalılığın durdurulma tarihleri yöntemince, anılan her iki yasal mevzuat kapsamında ayrı ayrı belirlenip,lehe uygulama gözetilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/15371, K. 2012/24705, T. 06.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-15371-e-2012-24705-k-d6d9e51ee206