Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/14775 E. 2012/26276 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/14775
- Karar No
- 2012/26276
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/264-2011/34
Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Sebepsiz zenginleşen kişi, malvarlığında sebepsiz yere meydana gelen artışı iade ile yükümlüdür. İade yükümlülüğünün konusu ve kapsamı ise BK.'nın 63. maddesinde hükme bağlanmış olup, maddede; iade borcu, zenginleşen kişinin iyi veya kötü niyetli olmasına göre farklı şekilde ele alınmıştır. Haklı bir sebebe dayanmaksızın zenginleşen kimse kötü niyetli ise, iade borcu zenginleşmenin tamamını kapsar. Diğer bir ifade ile kötü niyet halinde iade borcu, geri verme zamanındaki zenginleşme miktarıyla sınırlı değildir. Anılan maddeye göre, sebepsiz zenginleşen kimse, o şeyi kötü niyet ile elden çıkarmış veya onu elden çıkarırken sonradan geri vermek zorunda kalacağını bilmek durumunda ise, iade ile yükümlüdür. Zenginleşmeyi iade edeceğini ve dolayısıyla zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmadığını bilen veya gerekli özeni gösterdiği takdirde bilebilecek durumda olan kişi, kötü niyetli zenginleşen konumundadır. Bu yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında, inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; miras bırakan, sağlığında, sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölüm aylığı tahsis talebinde bulunarak Kurumu yanıltmıştır. Bu haliyle ölüm aylığının haklı bir sebebe dayanmadığını, geri vermekle yükümlü olduğunu bilmektedir. Dolayısıyla, iade borcu, haklı sebebe dayanmayan zenginleşmenin tamamını kapsamaktadır. Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun 96'ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında irdeleme vc uygulama yapılarak, davalıların murisine sağlığında yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin, davalıların iyiniyetli zenginleştiklerinin kabulü ile aksinin davacı Kurum tarafından ispatlanamadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.