Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/13687 E. 2012/15680 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13687
- Karar No
- 2012/15680
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1060-241
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiş, dosya temyiz için Dairemize geldikten sonra ise, mahkemesince davacı vekili tarafından bilahare sunulan 18.07.2012 günlü vazgeçme beyanlı dilekçenin gönderildiği görülmüştür.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve işveren vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
506 sayılı Kanunun “Sigortalılığın başlangıcı ve mecburi oluşu” başlığını taşıyan 6’ncı maddesinde, çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden “sigortalı” olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmış olmakla; buna göre sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir. Kişilerin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91’inci maddesi kapsamında feragat olanaksızdır ve ilgili tarafından açılan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan vazgeçilemez. Ancak, anılan Kanununun 185’inci maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının rızası ile, davanın takibinden vazgeçilebilir veya 409’uncu madde hükmünde öngörülen olanak ve haktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir.
Bu nedenle; davadan vazgeçilemeyeceği davacı vekiline bildirilmeli, feragat beyanının Kanunun 185 veya 409. maddelerinde (6100 sayılı HMK madde 123 ve 150) düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre belirtilen maddelerde öngörülen prosedür işletilmeli, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında, yapılan değerlendirmeye göre, inceleme konusu davada; mahkemece, davacı vekilinin 18.07.2012 günlü dilekçesinde yer alan irade beyanının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 185 ve 409. maddelerinde düzenlenen haklardan hangisinin kullanımı niteliğinde olduğu kendisine sorulmak suretiyle belirlenerek buna göre öngörülen prosedür işletilmeli ve elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Hükümden sonra ortaya çıkan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece, verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğu belirgin olup, bozulması gerekmektedir.
O halde, temyiz yoluna başvuran davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma ilâmının niteliğine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının isteği durumunda davalı Özel Halk Otobüsü İşletmecileri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne geri verilmesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.