Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/12348 E. 2012/21031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/12348
Karar No
2012/21031
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :273-813 Dava, yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalıya, yurtdışında geçen çalışmalarından dolayı 3201 sayılı Kanuna göre borçlandığı süreler de gözetilerek, 01.12.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında (Bağ-Kur) yaşlılık aylığı bağlandığı; ancak davalının, 29.01.1996 tarihinden itibaren kesintisiz şekilde devam eden Limited Şirket ortaklığının bulunduğunun anlaşılması üzerine, davacı Kurum tarafından, 3201 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi gerekçe gösterilerek yaşlılık aylığının kesilip yersiz aylıkların tahsili amacıyla takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine açılan eldeki davada; davacı Kurumun, yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Mahkemece, 5997 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde yapılan değişiklik gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmalığa konu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesinin “B” bendinin 5754 sayılı Kanunla değişik halinde “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan... Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanun’un 15’inci maddesi ile anılan bentteki ilgili hüküm “...Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her kanunun kendi yürürlük döneminde uygulanması gereği ile eldeki uyuşmazlıkta kanunların geriye yürümemesi kuralının istisnasını teşkil edecek herhangi bir özellik bulunmaması gözetildiğinde, anılan değişikliğin davalı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle; 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi uyarınca davalının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işlemi yerinde olduğundan 01.12.2008 – 19.06.2010 tarihleri arasında kendisine yersiz olarak ödenen aylıklardan sorumlu olduğu gözetilmeksizin, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12348, K. 2012/21031, T. 09.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-12348-e-2012-21031-k-68ca4a73fb71