Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/11636 E. 2012/16422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11636
Karar No
2012/16422
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :235-249 Dava, işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıç tarihinin ve bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıç tarihinin 03.09.1974 olduğunun ve 01.03.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davacının çalıştığını iddia ettiği tarih itibariyle beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’nci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79 ve 108’inci maddeleridir. Anılan 79’uncu maddenin 10’ncu fıkrası(eski 8) hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen veya Kurumca tespit edilemeyen çalışmaların, sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesi amacıyla açılacak davaların, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılması gerekir. 506 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte beş yıl olan hak düşürücü süre 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunla on yıla çıkarılmış, ancak 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunla tekrar beş yıla indirilmiştir. Söz konusu hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Somut olayda; mahkemece, celbedilen sigorta sicil dosyasında işe giriş bildirgesi veya yönetmelikle tespit edilen belgelerden herhangi biri bulunmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süre geçtiği kabul edilmiş ise de; davacının dava dilekçesi ekinde üzerinde davalı Kurum intikal kaşesi bulunan 03.09.1974 tarihinde işe girdiğine ilişkin işle giriş bildirgesi sureti bulunması karşısında, anılan bildirge de eklenmek suretiyle davalı Kurumdan, davacının işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarında bulunup bulunmadığı sorulup, sigorta sicil dosyasının tümü celbedilerek yöntemince araştırılmak suretiyle, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yapılarak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11636, K. 2012/16422, T. 27.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-11636-e-2012-16422-k-163cf403543d