Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/11614 E. 2012/15783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/11614
- Karar No
- 2012/15783
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/265-2011/359
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava, 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca, uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Davacı 17.01.2007-13.11.2008 arası dönemde geçen çalışmaların tespitini talep etmiş olup mahkemece Türkiye’ye bir iş için gönderilen davacının yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir Yabancıların Türkiye'de geçen çalışmalarına ilişkin olarak 506 sayılı yasanın 3/G maddesinde Yabancı bir memlekette kurulu herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimselerin bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacağı bildirilmiş yine 5510 sayılı yasada paralel bir düzenlemeyle Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tâbi olanlar,4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmayacağı bildirilmiştir. Bu maddelerde bahsi geçen sigortalılık kişilerin vatandaşı olduğu ülkede uygulanan sosyal güvenlik hukuku kapsamında ki sigortalılıktır. Kişilerin özel hukuk kapsamında yaptırmış oldukları,hayat,kaza,yangın vb sigortalar sosyal güvenlik hukuku alanı dışında kalmakta olup kişilerin Türkiye'de sigorta kapsamında çalışmalarına engel teşkil etmez. Elde ki dosyada davacı Zürih sigortadan sigortalı olduğunu işyerine bildirmiştir. Zaten dosya kapsamında yer alan 27.04.2005 tarihli yazıdan da davacının 15.03.1991 den itibaren Zürih Sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu sigortanın sosyal güvenlik hukuku kapsamında bir sigortalılık mı yoksa özel hukuk kapsamında bir sigortalılık mı olduğu belirgin değildir. Şu halde Mahkemece yapılacak iş; davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, Almanya Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilen dönemlerde davacının sigortalılığının bulunup bulunmadığının sorulması ve gelen yazı cevabına göre toplanan delilleri hep birlikte değerlendirip, takdir ederek, varılacak sonuca göre, bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
N