Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2011/11145 E. 2012/22883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11145
Karar No
2012/22883
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :386-381 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının, 01.05.1996 tarihinde işe girdiğine ilişkin bildirge ile 31.12.1996 tarihine kadar tavan ücret üzerinden davalılardan işveren Karaş İnşaat San. ve Tic. AŞ. nezdinde, 01.04.1997 ve 01.03.1998 tarihinde işe girdiğine ilişkin bildirge ile 30.11.2001 tarihine kadar tavan ücret üzerinden davalılardan işveren ... İnşaat San. ve Tic. AŞ. nezdinde, 09.01.2003 tarihinden itibaren herhangi bir işe giriş bildirgesi bulunmaksızın 23.03.2007 tarihine kadar davalılardan işveren ... Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde bildirimlerinin bulunduğu; 05.04.2001 – 08.09.2006 tarihleri arasında dava dışı ... Yapı Denetim AŞ. ortaklığına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığı olup, prim borcu bulunmadığı; ayrıca 15.11.2001 – 31.08.2006 tarihleri arasında davalılardan ... Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti., 22.12.2003 – 31.08.2006 tarihleri arasında davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. AŞ. ortaklığı bulunduğu gibi, 22.12.2003 tarihinden itibaren de anılan şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, bildirimlerinin yapıldığı anılan işveren şirketlerin tümünün ...’a ait olduğu ve bildirimlerinin tavan ücret üzerinden yapılması gerekirken eksik ve düşük ücret üzerinden yapıldığı iddiasıyla; 1996 yılından itibaren tavan ücret üzerinden ... İnşaat San. ve Tic. AŞ. nezdinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının mühendis olduğu ve davalı ... Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalışırken aynı zamanda ... İnşaat San. ve Tic. AŞ. nezdinde de asgari ücret üzerinden çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacının, bildirimler dışında 09.01.2003 – 23.03.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Davanın 5510 sayılı Kanun’un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7’nci maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayanağı 506 sayılı Kanunu’nun 79’uncu maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın başladığı 05.04.2001 tarihine kadar ki dönem yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararı yerindedir. Ancak, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başladığı dönem yönünden yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu nedenle; davacının şirket ortaklığı nedeniyle düzenlenen Bağ-Kur şahsi dosyası ve ortağı bulunduğu şirketlere ilişkin vergi ve maliye kayıtları getirtilerek, uyuşmazlığa konu dönemde beyan edilen gelirler ve faaliyetler ile ticaret sicil memurluğundan sorularak davacının ortaklık payı miktarı saptanmalı, davacının davalı Kuruma 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen hizmetlerin eylemli olup olmadığı, bu çalışmanın şirket ortaklığı ve yöneticiliğine ilişkin yetkilerden mi, yoksa kişisel bilgi ve eğitime dayalı birikimden mi kaynaklandığı, sadece şirket ortaklığından elde edilen gelirin davacının geçimini sağlamaya yeterli olup olmadığı, yani davacının ekonomik yönden yaşamına etkin olan çalışmanın hangisi olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Davacının, çalışması hizmet ağırlıklı ise 506 sayılı Kanun kapsamında kabul edilerek hüküm kurulmalı, vekâlet akdi kapsamında çalıştığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının davacı ve davalılardan ... Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti., KARAŞ (...) İnş. San. ve Tic. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11145, K. 2012/22883, T. 22.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2011-11145-e-2012-22883-k-b940d56bdf87