Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/430 E. 2024/25166 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/430
Karar No
2024/25166
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin bozma kararı üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Dairemizin bozma ilamı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açarak yaptığı inceleme ve değerlendirmesinde; bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, bozma ilamının gerekçesine atıfta bulunularak, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede; Dairemizin 12.04.2023 tarih ve 2022/13259 Esas, 2023/3389 Karar sayılı ilamı ile;" Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 22.12.2020 ve 02.06.2021 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemlerinden dolayı 18.11.2021 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 05.11.2021 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 10.01.2022 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/39 Esas sırasında derdest olduğu ve her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması," gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının getirtilerek incelenmesi yönünden bozma kararına uyularak birleştirme yönünden direnilmesine şeklinde genişletilen gerekçe ile yazılı şekilde verilen kararın şeklen direnme gibi görünse de özde yeni hüküm mahiyetinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin Yargıtay Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve ikinci tekerrüre esas alınan Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/254 Esas, 2019/417 Karar sayılı "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan "3 yıl hapis cezasına" ilişkin olduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ek karar ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Ceza Dairesinin 26.02.2024 tarih, 2019/2093 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi yönünden yapılan itirazının kabulüne ve yukarıda belirtilen kararın bozulmasına karar verilmesi sebebi ile hapis cezasının infazının durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; adli sicil kaydı incelendiğinde tekerrüre esas başkaca mahkûmiyet bulunduğu anlaşılmakla bu hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/430, K. 2024/25166, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-430-e-2024-25166-k-2e72cb6312aa