Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/14329 E. 2024/25444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14329
Karar No
2024/25444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ve müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanıklar ve 'ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar ve tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi. (K.O) KARŞI OY GEREKÇESİ (Sanıklar ve yönünden) 5237 sayılı TCK'nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde "suça iştirak" düzenlenmiş; "fail, azmettirme ve yardım etme" olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir. TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasında "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur" denilerek "fail" tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve "suçun işlenmesine yardım etme" kapsamındaki hareketler "suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde sayılmıştır. Somut olayda sanıklar ve'ın, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmamaktadır. Sabit olan fiilleri, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan diğer sanık ...'nın önünden, başka bir araçla giderek (öncü araçta), yol kontrolü yapmak suretiyle, uyuşturucu maddenin taşınmasına yardım etmekten ibarettir. Sanıklar ve 'ın eylemlerinin TCK'nın 39. maddesi kapsamında kaldığı, bu nedenle sanıklar ve TCK'nın 188/5. maddesinin de uygulanma şartlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların TCK'nın 37. maddesi uyarınca asli fail kabul edilerek haklarında TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmaması ve TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılması yasaya aykırıdır. Açıkladığım nedenlerle; sanıklar hakkındaki hükümlerin, sanıklar ve 'ın olaydaki konumunun "asli fail" olmayıp, TCK'nın 39. maddesi kapsamında "yardım eden" olduğu ve TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı kanısını taşıdığımdan hükümlerin bu gerekçe ile bozulması görüşündeyim. 28.11.2024

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/14329, K. 2024/25444, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-14329-e-2024-25444-k-9e44b0c8ae94