Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/8427 E. 2025/2796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/8427
- Karar No
- 2025/2796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/381 E., 2015/252 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. 5271 sayılı CMK'nın 62. maddesinde düzenlenen "Tanıklara ilişkin hükümlerden aşağıdaki maddelere aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır." hükmü doğrultusunda, aynı Kanun'un 54/1. maddesinde düzenlenen "Tanıklar, tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin ederler." ve 57. maddesinde düzenlenen "Yemin ile dinlenen tanığın aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde tekrar dinlenmesi gerektiğinde, yeniden yemin verilmeyip önceki yemini hatırlatılmakla yetinilebilir." hükümlerine aykırı olacak şekilde, Suriye vatandaşı olan ve yeteri kadar Türkçe bilmeyen sanığın tercüman bilirkişi eşliğinde savunmasının alındığı 13.11.2014 tarihli celsede, tercüman bilirkişiye yemin verdirilmemesi; esasa ilişkin savunmanın alındığı ve son sözün sorulduğu 03.07.2015 tarihli celsede ise, tercüman bilirkişiye yeminin hatırlatılmaması, 2. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; kolluk görevlilerinin önleyici kolluk devriyesi sırasında durdurduğu takside sanığın yolcu olarak bulunduğu, aracın bagajında yapılan aramada sanığa ait olduğu beyan edilen çantalarda suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı PVSK'nın 9. maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme araması kararı" veya 5271 sayılı CMK'nın 116., 117. ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin dosya içine getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğnameye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.