Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3061 E. 2025/3028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3061
Karar No
2025/3028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/237 E., 2023/486 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; 3990 parsel sayılı taşınmazdaki payını tehdit ve baskılar sonucu kardeşleri olan davalılara eşit pay ile devrettiğini, yapılan temliklerin irade fesadı sebebi ile geçersiz olduğunu, davalıların tehdit suçu nedeniyle ceza aldıklarını ileri sürerek davalılara devredilen payların iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar; davacı ile anlaşarak taşınmazdaki paylarını bedeli karşılığı satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2014/306 Esas, 2015/535 Karar sayılı kararı ile; temlikin davalıların tehdidi sonucunda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 17.12.2015 tarihli kararının davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 18.02.2019 tarihli ve 2016/5435 Esas, 2019/1044 Karar sayılı kararı ile; temlikin 13.01.2012 tarihinde yapıldığı, davacının 19.01.2012 tarihinde korkutma nedeniyle davalıları şikayet ettiği, taşınmazdaki payının zorla alındığı iddiaları bakımından davalılar hakkında tehdit suçundan Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/567 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu her iki davalının tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, müşteki ...’a 01.06.2013 tarihinde tebliğ edilen kararın 11.06.2013 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 20.10.2014 tarihinde açıldığı, aradaki zaman zarfında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 39. maddesi uyarınca korkunun etkisinin devam ettiği yönünde davacı tarafça herhangi bir iddia ileri sürülmediği, bu durumda TBK’nın 39/1 hükmünde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 21.12.2021 tarihli ve 2020/46 Esas, 2021/176 Karar sayılı kararı ile; hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 21.12.2021 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 21.09.2022 tarihli ve 2022/2562 Esas, 2022/5963 Karar sayılı kararı ile; ... eldeki davada 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, Dairenin 18.02.2019 tarihli bozma kararında TBK'nın 39. maddesi gereğince somut olayda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilmiş ise hak düşürücü süre yönünden verilen kararın HMK'nın 373/6 hükmündeki düzenleme de gözetlendiğinde davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, taraflarca bildirilen delillerin toplanması, tüm dosya kapsamında bulunan deliller ve yukarıdaki ilkeler birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; ikrah ile mâlûl olan davacı iradesine dayalı satış işleminin yolsuz olduğu, baştan beri hükümsüz sayılacağı, batıl olan satış akdinin iptali gerektiği, davanın ceza dosyası kapsamı ve tanık anlatımlarıyla ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin ve zamanaşımının geçtiğini, gerçeğe aykırı beyanla davacının şikayette bulunduğunu, duygusal kızgınlık nedeniyle yapılan şikayet sonrası olayın tatlıya bağlandığını, hukuk bilgileri olmadığı için ceza davasına süresinde itiraz edemediklerini, davacının rızai olarak taşınmazı devrettiğini, işlemin iradi yapıldığına dair tanıklarının dinlenilmediğini, sadece ceza davası üzerinden davanın sonuçlanmasını kabul etmediklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, korkutma (ikrah) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 hükmünün yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 7.128,41 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3061, K. 2025/3028, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3061-e-2025-3028-k-d35da4e36a28